rym

rym
@gumshoeymm
Puan vermedi·126 syf.··
Beğendi
·
2021 58. kitabı
Goethe'nin, kitabın başlarında: insanın üzülmeye hiç gerek duymamasını, aslında çevremizde birçok güzelliğin bulunduğunu fakat insanın bunlar yokmuş gibi hayatına devam edip sanki hep kötülükler yaşanıyormuşçasına boşuna telaş ettiğini; Werther'in düşüncesi şeklinde vurguladığı kitabının sonunda, kitabın kahramanı Werther aynı sorunla karşı karşıya kalıyor; aşık oluyor ve karşılığını istediği şekilde alamıyor bu yüzden hayata küsüyor, şen şakrak huzurla dolaştığı vadide artık derin düşüncelere dalıyor ve yaşamdan soğumuş bir ruh haline bürünüyor. Eski mutluluğuna dönmek için kıza gereksinim duyduğunu düşünüyor. Aslında ana fikir çok güzel. Evet bizler çoğu zaman bir bilge gibi konuşup aptal gibi hareket ederiz. Werther bu kadar olumlu düşüncelere sahip olmasına rağmen karşısına çıkan ilk durumda önceden garipsediği insan ve davranışlardan daha kötü duruma düştü. Sonunda kendini öldürdü zaten. Yapmamız gerekenin sadece düşünmek değil, düşüncelerimizi yaşamımıza dökmek gerekliliğini vurguluyor kitapta. Sırf bir kız ile olamadığı için kendini öldürmesi gerekli miydi bunca güzelliğin içerisinde? Bence değmezdi. "biz insanlar şikayet etmeyi pek severiz.. iyi günler ne kadar az, kötü günlerse ne kadar fazla deriz, ama sanırım bunda çoğumuz haksızız. Tanrı'nın bize her gün verdiği iyi şeylerden zevk almak için, hep açık kalpli olsaydık, başımıza geldiği zaman kötüye katlanmak için yeterince gücümüz olurdu" diyen bir Werther, "Çok şeye sahibim, ama onsuz hepsi bir hiç." Diyen Werther'e dönüşüyor. Hayatınızın merkezine başkasını alırsanız, ilk kendinizi kaybedersiniz.
Psikoloji
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·140 syf.··
2022 5. kitabı
Öncelikle bu kitabı tamamen bu adam ne yazmış olabilir merakıyla okumaya başladım. Tabii ki bu ve bunun gibi terör örgütü propagandası yapan kişilere para kazandırma niyetim olmadığı için pdf şeklinde indirip okudum. Biliyorum yine de kazanıyor ama kitabın elimde durmasını da istemedim zaten. Hiçbir şekilde sevmediğim görüşleri, yine de onun kitabını okumayacağım anlamına gelmez. Çünkü bağnaz biri değilim, karşıt görüşte de olsa yiğidi öldür hakkını yeme derler. Gerçi burada yiğit bir kişiyi konu almıyoruz. Velhasılıkelam kitabını okudum çok da bir şey yazmamış zaten, ama ne kadar memnuniyetsiz bi şekilde okusam da arada yazdığı şeylere gülmedim değil. İdare eder bir kitap, bence hapishane iyi gelmiş orada kalarak yazmaya devam edebilir. İçerisinde 12 kısa hikayeyi barındırıyor. İlk hikaye "İçimizdeki Erkek" bana daha çok kadın kavramını öne çıkarıp destek toplamak istemiş gibi geldi. Ama hikayenin alttan yürüttüğü göndermeleri başarılı bi şekilde yapmış, arada güldüm bu hikayede. İkinci hikaye, aynı zamanda kitaba ismini de vermiş olan "Seher" Yine kadından devam etmiş bir kadın cinayeti hikayesi. Bu hikayeleri desteklemiyorum, üzerine para kazanılacak konu değil bence. Seher'in annesi Seheri korumaya çalışmış gibi gelmedi bana, bırakın yavrumu acındırmaları hiç gerçekçi gelmedi. Adam eve gelip sorduğunda herhangi bir yalan uydurabilirdi, diyelim ki yapmadı, kızının ölüme götürmelerini bu kadar doğal karşılamamalı en azından polisi aramalıydı. Bu bi hikaye belki ama buralarda insanları çaresiz göstermek yerine cesaret verseydi daha iyi olurdu. Zaten günümüz insanlarının zayıf olma nedeni hep çaresiz hissettirilmeleri ve sanki çıkar yol yokmuş gibi gösterilmesidir. Kısacası bu hikayeyi beğenmedim. Sonra "Temizlikçi Nazo" geliyor. Arabalarla ilgili bilgisi olan bir
SeherSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınları · 201712,8bin okunma