Ergin Günçe'nin bir ikiliği var, yazmak istemezdim ama, öyle uyuyor ki durumumuza: "Bu dünyada gülmedik delöbüründe şüpheli." Başka diyeceğim yoktur.
Sayfa 36
Alıntı
İçimden gelen/ günce
Eskiye nazaran daha sessizim. Daha çok okuyorum ve daha çok dinliyorum. Annem, “1940’larda gibi davranma,” diyor tebessüm ederek ama ben zamanı daha geriye sarıyorum. “Sen de hep dertli şeyler çalıyorsun, hadi bir de Erik Dalı…” Yok, beceremiyorum. Bağlamam hep kendini şiirde buluyor. “Kafayı mı yedin, tek başına ne yapıyorsun köyde?” sorusunun muhatabı elbette benim fakat susmak biraz da anlaşılmak telaşı. İçime kapanmak değil, içime sığınmak bu bendeki. Geçmişle barıştım ve günlerin bir anda son bulacağını idrak edebiliyorum artık. Tek sevincimiz yatsıyı erken kılmak oldu. Yarışa girmiyorum ve bu sebeple kaybetmiyorum. "Olsun," diyorum her şeye, "olsun, vardır bir sebebi." Her şeyin bir sebebi vardır. Şimdi yorgun argın, tek kişilik doğa sessizliğinden dönüp elime kitabı aldığımda idrak ediyorum tüm beynime yapışan soruları. Sahi diyorum, ben miyim bu savaşın endişesi… Niye yazıyorsam böyle şeyleri…
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
Filmini kaç milyon kez izledim bilmiyorum. Ve sonunda kitabını da okudum. Kitap günce şeklinde yazılmış. Konudan konuya atlıyor hissi oluyor ama roman değildi bana göre. Film ve kitap arasında ise epey fark vardı. Belli karakterler filmde var evet ama filmde olan Damat Ferit ve Hafize Ana kitapta yoktu. Belki devamında vardır bilmiyorum ama bu kitapta bunlar yoktu. Yine kitapta olan bazı bölümleri filmde başka karakterlerin başına gelen olaylar şeklinde yapılmış. Film kendi alanında mükemmel, kitap da kendi alanında muhteşem. Zaten aşırı hızlı okunuyor, hacmine bakıp uzun sürer sanmayın iki güne kalmaz biter başlarsanız. Kitabın sonu üzdü biraz beni. Zaten filmde de duygusal son vardı. Farkları olsa da dediğim gibi ikisi de kendi alanında MUHTEŞEM!
Hababam SınıfıRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20193,527 okunma
Ke-Mal K.
Bu nasıl adam böyle dişim ağrıyor görünce.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Hayat
Bazen hayat kişiyi öngeremeyeceği şekilde farklı mecralara götürebiliyor öyle ki insanın kendisi bunları düşünse başına böyle bir olay gelmeyeceğini düşünür. Fakat artık bu benim başıma gelmişti ve ben kendimi kaybetmiştim bulamıyordum. O kadar ki artık sadece dünyada yaşayıp ölümü bekleyen ve herhangi bir şeye kafa yormayan dümdüz bir insana bir kayaya veyahut bir ağaca dönüşmüştüm. Umarım bu durumdan en kısa zamanda kurtulup eski güzel günlerime dönerim. Bunun için kendimi zorlamak için bir günce ve ne yaptığımı buraya yazacağım. Sebebiyse kendi kontrol mekanizmam uzun süre önce beni terk etti.