''Gönlümüz nah böyle yeşil taşlı bir yüzüktür.'' diyor kocakarı, sigarası yine püfür püfür tütüyor konuşurken. ''Kayıp bir ziynettir. Onu bizden çalanın cebinde parlar durur, kimsecikler görmeden.. Bir kere kaptırdık mı geri alana kadar kim çaldıysa onun olur.''
''Peki nasıl geri alırız?''
''Çalanı öldürerek, kim çalmışsa onu gebertmekten başka yolu yoktur geri almanın.''
Ah niçin bir iz arıyoruz, niçin nedenler, sonuçlar, niçin anılar, andıkça yaşaran gözler arıyoruz? Bir yüreğin sıkılmasını, avuçların terlemesini, boğazın kurumasını, beynin çatlarcasına zonklamasını istiyoruz? Bekliyoruz. Niçin geriye dönüp bakmak; geriye dönüp bakınca arkada önemli bir şey bulmak istiyoruz?