''Adalet dediğimiz, insan karakterinin aydınlık tarafı diye gördüğümüz şey, ana hatları bakımından toplu yaşamanın zorunluluklarına uyulmasıdır yalnız. Ruhsal organı da yaratan söz konusu zorunluluklardır. Ayrıca, güvenilirlik, sadakat, açık yüreklilik, gerçek sevgisi vb. özellikler de, aslında genel geçerli toplumsallık ilkesinin yarattığı ve ayakta tuttuğu değerlerdir. Hangi karakter için iyi, hangisi için kötü diyeceğimizi de yine salt toplum açısından belirleyebiliriz. Bilimsel, politik ya da sanatsal nitelik taşıyan her başarı gibi karakteri de büyük ve değerli kılan, ancak toplum için bir önem taşımasıdır. Tek kişiyi değerlendirirken ölçüt olarak kullandığımız 'ideal' de, yine bireyin toplum için taşıyacağı değer, topluma yararı göz önünde tutularak saptanır. Bireyi değerlendirirken, toplum içinde yaşayan insanın idealinden yola koyuluruz.''