7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:33
Kitap Adı: Baştankara Yazar: Sine Ergün Sayfa Sayısı: 80 Tür: Öykü Bu ayki yerel kütüphane ziyaretimde yanıma birkaç kitap aldım. Okuma yolculuğumun ilk durağı oldu. Bir öykü kitabıydı ama daha ilk sayfalardan itibaren insanda alışıldık bir okuma hissi değil, daha derin ve daha içe dönük bir iz bırakıyor. Sine Ergün’ün bakışı, olayların görünür yüzünden ziyade kenarda kalanına, çoğu zaman fark edilmeyene yöneliyor. Okurken sık sık aynı duyguda buluştum: “Burada anlatılan şey sadece anlatılan şey değil.” Her öykü, bitişinden sonra da devam eden bir düşünce bırakıyor insanda. Öykü formunun doğası gereği her metin yeni bir dünyaya açılıyor; bu da okuma hızını doğal olarak yavaşlatıyor. Fakat bu yavaşlık, bir eksiklikten çok, metnin okurdan talep ettiği bir dikkat hâline dönüşüyor. Sohbet ederken de konuştuğumuz gibi, bu kitap tam anlamıyla “akıp giden” bir kitap değil; aksine okuru yer yer durmaya, düşünmeye, bakışını yeniden kurmaya zorluyor. Bu süreçte bazı öyküler özellikle öne çıktı. Kitabın adını taşıyan “Baştankara” ve “Mavi Gözlü Baykuş”, bende en çok iz bırakan metinler oldu. Bu iki öykü, olaylara tek bir yerden bakmanın yetersizliğini; her durumun içinde görünmeyen başka ihtimallerin de var olabileceğini hatırlattı. Belki de en çok bunu hissettirdi: hayatın tek katmanlı olmadığı. Kitaptaki öykülerin büyük çoğunluğu gündelik hayatın içinden; kimi zaman duyduğumuz, kimi zaman fark etmeden yaşayıp geçtiğimiz anlara dokunuyor. Bu nedenle metinler tanıdık geliyor ama aynı zamanda tanıdıklığın içini biraz bozuyor; alışılmış bakışı sarsıyor. Bu yüzden bazı kitaplar yalnızca okunur, bazıları ise insanda sessiz bir düşünme alanı açar. Baştankara benim için ikinci gruba ait bir kitap oldu. Alıntı: - Zamanla kanatlarım eski gücüne kavuştu, yola devam edecek direnci kısa
1000Kitap
BaştankaraSine Ergün · Can Yayınları · 2016191 okunma
Kimsesizler Coğrafyası
7/10
·152 syf.··
2026 42. kitabı
" Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanlar ancak bu kadar gözü kara olabilirdi. Düşünmek ardında bekleyeni olanların lüksüydü." "Ve her yerde aynıydı çaresizlik, insan bir acıyı çekmeye mahkum edilmişse kaçırmıyordu kaderinden. Adımları birbirine dolanıyor, koşamıyordu. Öylece eli kolu bağlı vaziyette, mahkum edildiği şeyi yaşıyordu." Selam canlar Bugün sizlere @av.zekeriyacetin kaleminden #kimsesizlercoğrafyası kitabı ile geldim... 6 Şubat depremi yalnızca fiziksel bir yıkım değil, insanların iç dünyasında açılan derin boşluk bırakan çaresizlik, umut, kayıplar ne çok insan o enkaz altında hayatlarını bıraktı. 6 Şubat depremi yaşadığımız en kara günlerden biriydi. Hikayemizin anlatıcısı bu acı haberi aldığında kuzeni Ferit için Hatay'a yola çıkar. Zorda olsa kaldığı apartmanın önüne geldiğinde karşılaştığı manzarayla umutları azalsa da yine bir umut deyip bekler. Enkaz başındaki bekleyiş felaketin görüntüsü değil çaresiz ve umutla bekleyiş. Anlatıcı enkaz başında beklerken Ali ile tanışır. Ali'nin eşi ve kızı enkaz altındadır. Hatay'da enkaz başında yolları kesişen anlatıcı ve Iraklı Ali'nin hikâyesini okuyoruz. Ali'nin Irak'tan Türkiye'ye uzanan yaşam öyküsünü okurken yoğun bir duygu aktarıyor. Ali'nin yaşadıkları oldukça üzücü, çocuk yaşta kimsesiz kalmış Ali zorlu hayat mücadelesini okuyoruz. Hor görülmüş, işkenceye maruz kalmış, insanca muamele görmek için çok çabalamış, ne yaşarsa yaşasın doğru bildiğini yapmaya çalışmış bir adam Ali. Hayatın ona sunduğu en büyük hediyesi olan eşi ve kızını tek bir an yalnız bırakmaz enkazın başında, bir umut onların sağ çıkması için dua eder. İnsan bu kadar acı karşısında nasıl ayakta kalır ? sorusunu kendine soruyor. Enkaz başında umutla bekleyen insanlar, kayıplarını kabullenmekte zorlanan aileler ve hayata yeniden
1000Kitap
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026106 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·176 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 16:06
Yazarın üslubu son derece sade, akıcı ve yalın. Bu durum kitabın bir oturuşta okunmasını kolaylaştırsa da derinlik arayan okurlar için anlatımı biraz fazla ortaokul/gençlik seviyesinde bırakıyor. Kitap; Atatürk’ün İsmet İnönü ile ilişkisi, Latife Hanım ile boşanma süreci, kadın haklarına bakışı ve manevi evlatları gibi bilinen biyografik unsurları tekrar ediyor. Yetişkin okurlar için yeni veya şaşırtıcı bir perspektif sunmuyor; daha çok konuya uzak olan genç okurlara hitap ediyor. Sofya günlerinden aniden hastalığa geçilmesi veya Çanakkale Savaşı gibi tarihin dönüm noktalarına çok az yer verilmesi kurguda belirgin kopukluklar yaratmış. Olaylar arasındaki bu temassızlık tarihi derinlik hissini zayıflatıyor. Özetle: “Aylardan Kasım Günlerden Perşembe”, Atatürk’ün hayatına ve insani yönlerine dair bildiğimiz detayları akıcı ama yüzeysel bir dille tekrar eden, beklentiyi çok yüksek tutmadan, hızlıca tüketilebilecek çerezlik bir biyografik roman niteliğinde.
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,421 okunma
Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çoçuğu
5/10
·72 syf.··
2026 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:33
Ruhunda kaos olan Fransız bir işadamı ve Çinli acılı bir kadın arasına geçen diyalogların hakikaten gerçeğe, felsefeden hayale, acımasızlığa ve insanlığa gibi derin konulara değinen kısa fakat anlamlı bir hikaye. Kendi kişisel yaşamında çocuğu bir problem olarak gören Fransız işadamı Bayan Ming’in on çocuğu olduğunu öğrendiğinde onu kandırdığını düşünüp kızmıştı. O da bayan Ming’i kandırmıştı. Sonra pişman olup özür diledi ve aralarına güçlenen bir sohbet başladı. Bayan Ming on çocuğundan heyecanla bahsedip onların özelliklerini anlatırdı… Aslında tek bir kızı olan bayan Ming depresif günlerden kızının kurguladığı arkadaşlarından esinlenere hayal edip oluşturdu on çocuk hikayesi ile hayata tutunmayı başarmıştır inanıp inanmadığını kesin olarak bilemiyoruz ama bu hikaye on çocuk Bayan Ming’e iyi gelmiştir. Çin’deki tek çocuk yasası ve kuralların katılığı açıkça belirtilmiştir. İnsan duasıyla bazen kurallarına uyuşmadığı açıkça hissediliyor. Bu konuşmanın sonunda Bayern link hayata veda eder. Fransız işadamı ise çocuğuna sahip çıkmaya karar verir. Bu dostane sohbet Bayan Ming’ hafifletip iyi vakit geçirmesine sebep olurken. Fransız iş adamının bakış açısnı değiştirmiştir.
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 00:00
Bu kitap, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ben anlatıcı olarak kullanıldığı, yazarın da kendinden bazı şeyler kattığı bir kurguya sahip. İlkokul seviyesindeki çocukların okuma alışkanlığı kazanması için pratik bir kitap olabilir. İlköğretim ve lise düzeyinin dışına çıkıp bildiklerimizin ötesinde bir şeyler öğrenmek isterseniz; Nutuk, Atatürk’ün Not Defterleri (yanılmıyorsam 12 kitaplık bir seri) ve silah arkadaşlarının kaleme aldığı pek çok eser, Atatürk’ü, Cumhuriyet’in kuruluşunu ve Kurtuluş sürecini daha derinlemesine anlamak için önemli kaynakları tavsiye ederim. Kendi hayatı ile ilgili de ,tarihcilerimizin araştırmalarını Bu kitap sağdan soldan toparlayıp ticari kaygı ile yazılmış,kopyala yapıştır gibi bir şey ...
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,421 okunma
6/10
·176 syf.··
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 08:42
Açıkçası bu kitapta aradığım derinliği ve anlatım gücünü bulamadım. Konular bana oldukça yüzeysel geldi ve birçok noktada havada kaldığını düşündüm. Atatürk’ü daha kapsamlı, daha güçlü bir analizle okumayı tercih ederdim. Kitap, sanki Atatürk hakkında hiç bilgisi olmayan okurlara temel bir çerçeve sunmak amacıyla yazılmış gibi. Bu yönüyle başlangıç seviyesinde faydalı olabilir; ancak konuya biraz hâkim olanlar için yetersiz kalabilir.
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,421 okunma