Peri ise kitaplara vermişti kendini. Mutsuz ailelerde büyüyen gençler için edebiyat zaten en büyük sığınaktı. Öyküler,romanlar,şiirler..okulun kısıtlı kütüphanesinde eline ne geçirirse yalayıp yutuyordu. Okuyacak bir şey bulamadığında ensiklopedilere girişiyordu. Abbasilerden zombilere kadar şu anki hayatına hiçbir faydası olmayan bir sürü şey hakkında tomarla bilgi ediniyor, bunların bir gün işe yarayabileceğini umuyordu. Gerçi hiçbir işlevleri olmasa da, sırf öğrenmeye duyduğu açlığın itkisiyle okumaya devam ederdi.