"Gerçekten öyle misin? Boş zamanlarında deniz kenarlarında, "Beş ilaryaya karşılık bir levrek!" Diyerek denizi dolandırıyor musun?"
Onlarca yıl yaşamış insanlar karşımda ilaryayı kendisi yutmuş gibi nefessiz bakarken, boğaz taşlarına zıplayan balıklar gibi çırpınırken vay be diyorum. Ne insanlar var, oltalarını sabitliyorlar sonra da denize atlayıp kendi yemlerini yutuyorlar. "Kadim bir deyişe parmak bastınız açıkçası. Yaşlılar bolca söylerdi bunu, deniz dolandırılmaz, derlerdi. Çarşaf gibi oluşuna aldanıp durgun sanma döner dolaşır ayağına dolaşır, derlerdi. Bilmiyorsunuzdur, ekleyeyim. Aynı zamanda, deniz yutan elemandır, da derlerdi.”