rem

rem
@gunsrun
Kelimelerle münakaşa kurup yazdığım ve okuduğum kitaplardan bir kaç parça şeyler, unutmamak için.
Tablodaki Hayalet
"İçinde olduğumuz hız treninin adı Pers. İsmini Pers İmparatorluğu'ndan alıyor. Bilirsin eskiden bu antik yol Efes'ten Persepolis'e kadar hızlı ulaşımı kolaylaştırmak için yapılmıştı. Hatta eskilerden bu yol için gayriresmi bir slogan kalmıştır, 'Ne kar ne yağmur ne sıcaklık ne de gecenin karanlığı onların görevlerini yapmalarına engeldi.' Tabii doğruluğu o zamanlar için muamma."
Kitap Alıntısı
Reklam
Tablodaki Hayalet
Anneannemin rivayetine göre insanların iki ayağı, kolu, gözü olmasının nedeninin kişinin hem bu dünyayı hem de ölümden sonrası hayatı unutmamak için olduğuydu. Bir ayağın buraya bassın diğeri oraya, kendinden emin ol. Bir kolunla burayı tut diğeriyle orayı ki mücadele et. Bir gözünle bu dünyanın geçiciliğini gör diğer gözünle oranın gerçekliğini gör. Ölmeden önce öğreneceklerimiz hiç bilmediğimiz bir diyara yetmez. Zaten biz de yetinmezdik. Bu yüzden dünyanın yıkımını inşa edenlere hiçbir zaman kızmadım. Yıkılacağının belli olduğu yerde kendilerine bir oyunda rol hazırlıyordular. Üstünde tepiniyordular ki yeniden canlansın. Üstünde tepinmediğin şeyi canlandıramazdın. Yani, bir nevi resüsitasyon.
Alıntı
Tablodaki Hayalet
"Gerçekten öyle misin? Boş zamanlarında deniz kenarlarında, "Beş ilaryaya karşılık bir levrek!" Diyerek denizi dolandırıyor musun?" Onlarca yıl yaşamış insanlar karşımda ilaryayı kendisi yutmuş gibi nefessiz bakarken, boğaz taşlarına zıplayan balıklar gibi çırpınırken vay be diyorum. Ne insanlar var, oltalarını sabitliyorlar sonra da denize atlayıp kendi yemlerini yutuyorlar. "Kadim bir deyişe parmak bastınız açıkçası. Yaşlılar bolca söylerdi bunu, deniz dolandırılmaz, derlerdi. Çarşaf gibi oluşuna aldanıp durgun sanma döner dolaşır ayağına dolaşır, derlerdi. Bilmiyorsunuzdur, ekleyeyim. Aynı zamanda, deniz yutan elemandır, da derlerdi.”
Alıntı
Tablodaki Hayalet
Bu hikayenin başlangıcı hala bilinmiyor. Araştırıyorlar. Araştıracaklar. Yazacaklar, silecekler. Birbirlerini kıracaklar ve birbirlerini yakacaklar. Böyle gelmişler böyle gidecekler. Biz ise tek bir ana, bir toz tanesine şahit olacağız sadece. Defterdeki yazıların yarım kalmışlığından düşerken o toz tanesine dönüşeceğiz.
Alıntı