Sevgilim...
Kalbimin menzili sensin. Gönlüm, yüzyıllardır çadırını adının gölgesine kurmuş bir göçebe. Nereye varsam, Yolun sonu sen oluyor. Şafağın söktüğü her sabah Biraz daha sana uyanıyorum. Geceler, adını usulca içime bırakan Uzun bir gurbet gibi. Seni düşündükçe İç çekişlerim büyüyor; Sessizlik, kaburgalarımın arasına yerleşiyor. Hasret, zamanı uzatıyor, Saatler senin yokluğunu sayıyor. Korkuyorum… Sevmekten değil, Seni kaybetme ihtimalinin Bende açacağı uçurumdan. Öyle geceler oldu ki, Dünyadan çekilip Cenin pozisyonunda Kendime sarıldım. Çünkü insan, bazen en çok Eksildiği yerde üşüyor. Sen, içimde nasıl bir yangın taşıdığımı hiç bilmedin. Ben ise seni,
Günaydın
Gözlerin… Gitmek istediğim tek şehir, çıkmak istemediğim tek sokak.✨🌞🧡
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Senin kabın olduğumu, sensiz boş kaldığımı, seninle dolup taştığımı bilmiyordum.” Kırmızı Kitap
Alıntı
Gurbet
Neşet Ertaş'ın dediği gibi "Gurbet, herkesin yüreğinde birer taş gibi"🚙
Her şey gelip geçiyor. Ama niye ki? Her şey, herkes kalsa olduğu yerde, Günler devrilmese, yağmurlar yağmasa, Rüzgarlar tenime değse, bir servinin gölgesinde otursam, uğuldayan yapraklara uzun uzun baksam, Sonra, hastane koridorları olmasa, Yoğun bakımdan morga tabutlar inmese, Sevgililer birbirlerinin elini bırakmasa, Bir kadın eşine güler yüzüyle kapıyı açsa, Gurbet sancısı ne demek, kimse duymasa, Her erkeğin "Baba" diye seslenen bir evladı olsa, Annelere keder gelmese, Babalar ansızın ölmese.. Sonra gitmeseler, gidenler geri gelse, Yürekleri incitmeseler, insanlar rikkati bilse Sevinçler, esintiler, gülüşmeler mi sarardı hayatımızı? Gözleri gülenin, sevdiği gelenin, mutluluğu bilenin muhatabı olsaydık? Her şey yerinde kalsa daha mı iyi sanki? Ama "Ala külli hal" denilmiş ya.. Hiçbir şey olduğu yerde durmuyor.. Durmamalı sanırım da, akmalı.. İnsan kendisi hakkında ne hayırlı bilmese, Kadere rıza gösterse, keşke demese, Ölümden ibretler alsak, Ölümsüz gibi kibirlenmesek, Hiç ölmeyecek gibi yaşamasak, Doğumlara şaşırsak, ölüme alışmasak
Hüzüntû
Mecnun gibim...
Mecnun gibi dolaşırım çöllerde Hayal beni savuruyor yel gibi Ah çeker ağlarım gurbet ellerde Durmaz akar gözüm yaşı sel gibi Hesapsız günlerim gelip geçiyor Varıp sır'ın yâd ellere açıyor Evvel benim idi şimdi kaçıyor Beni görüp saklanıyor el gibi Âşkın beni deryalara daldırır Bir dem ağlatır da bir dem güldürür İster azat eder ister öldürür Âşık Veysel kapısında kul gibi