“İslâm toplumu tam ölmemişse ve hâlâ yaşıyorsa, bunu, gelip gelip dirilten Ramazanlara borçludur geniş ölçüde. Ve bir gün tam dirilecekse, bu da, yine bir Ramazanda başlayacaktır, Ramazanlarda başlayacaktır.”
Sezai Karakoç
İnsanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç ne kadar dıştan ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi.”
İnsana anlam kazandıran ya da en azından insanın aramakta olduğu üç anlam, üç ana ilke yani "gerçek, güzellik ve iyilik" pılısını pırtısını topladı ve yeni insanın ticaret ve burjuva kültüründe anlam verdiği üç yeni ilke; "gerçeklik, güç ve tüketim" hayata, ruha, akla, varlık felsefesine, yeni toplumun bireyi üzerine postu serdi. İnsanın gözü gökyüzünden, bir defa daha yeryüzüne çevrildi.
Hayatın hedefi olmayınca, bireyin de hedefi olamayacaktır. İçinde oturduğum bir tren hiçbir yere gitmiyorsa, şu vagona oturmuş olan benim, oturmak için kendime bir yer seçmem, aptalcadır.