Kendini Bilmek

Ali Şeriati
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Ocak 1990
Yayınevi:
Endişe Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2020 14:02
Yine Ali Şeriati'nin sorgulayıcı, düşündürücü üslubuyla insanın "kendini bilme ve" istihmar" kısa kısa anlatımlarıyla soru ve cevap şeklinde dile getirmiş.
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
Puan vermedi·426 syf.·
2020 28. kitabı
Kendini bilmek! Burada kişisel bilgiden kültürel bilgiye kadar uzanan bir düşünceyi her zamanki gibi coşkulu bir anlatımla anlatır Ai Şeriati. Kendisini tanımlayan tiradı ile: Sizi rahatsız etmeye geldim! Özellikle katil çocuklarıyız dediğinde ciddi bir rahatsızlık ve farkındalıklarla düşüncelere daldığım oldu. Rahatsız etti. Kendini bil derken zaten bize gülle gelmesini beklemiyorduk, ama öyle bir çıkış ile insanın sarsılmaması elde değildir. “...Biz hepimiz Kabil’in çocuklarıyız; çünkü Habil evlenmeden, mutlu olamadan ölmüştür.” Evet, biz Kabil’in çocuklarıyız. Hırslı, öfkeli, bencil, kendisinden kısmayı sevmeyen, katil… Ne çok benzemişiz tek bir özelliğini atlamadan. Bunu üzerinden bir anlatımla başlar konuşmasına. Zaten kitapların çoşkusu buradan gelir, seminerlerinin toplamıdır eserleri. Öyle uzun uzadıya işlediği konularla değil, sohbet sohbeti açar gibi ana konu aynı ama örneklemler çoğaltılarak tarih, sosyoloji ve bugün üzerine uzun uzun anlatımlar yapar. “Kabil insanlık tarihinde daima yaşamaktadır. Çünkü Habil ölmüştür. Kabil de, Kabili sistem, ekonomik ve maddi hayatın özel bir topluluğa tekelleştirilmesi ve bu özel sınıf için çoğunluğun köleleştirilmesi biçiminde bir düzen kurmuştur. Bu düzen, Tevrat’ta İncil’de ve Kuran’da var olan yüzlerce belirtiye göre, bütün dönemlerde insanlık tarihini yönetmektedir. İnsan toplumları, insanlığın aşamaları, bütün zamanlarda bu şekildedir.” Kabil karakteriyle bir süre kaldım. Düşündüm, düşündüm… İlk kan, ilk katil.. Şimdi ne çok insan var kendi canından olana el uzatan, hayatını elinden alan. Katil anneler görüyoruz, katil babalar, eşler, çocuklar… aynı evde yaşayan yabancılaşmış insanların yansımalarını izliyoruz. Daha dün hapisten çıkan sözde baba çocuğunu döverek öldürdü. Katiller evlerden eksilmiyor. Ali
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2019 38. kitabı
İnsan olarak “ben”in, toplum olarak “biz”in kaderi üzerinde söz sahibi olmak, ancak insanî özbilince ve toplumsal bilince sahip olmakla mümkündür. Bu ise her-şeyden önce, bu iki bilinci tahrif eden, bireyi ve toplumu bunlardan mahrum bırakan her etkeni, “istihmar” aracı olarak bilmeyi ve onlarla mücadele etmeyi gerektirmektedir. Müslüman toplumlar için, istihmarın belki de en tehlikeli aracı “din ” olmaktadır. Elbette ki bu, bozulmuş hakikatten ayrılmış, taşlaşmış, geçmişin kalıntılarından öte bir anlam taşımayan “din”dir. Sadece hesabı değil, tüm sorumlulukları da ölümden sonrasına aktaran(!) bu din anlayışı, insanî ve toplumsal bilinci de kör etmektedir. Tüm bu engelleri aşabilmek ve istihmardan kurtulabilmek; ne filozof , ne entellektüel, ne sanatçı ve ne de bilim adamı olmayı gerektirmektedir. Allah’ın elçileri de bunlardan herhangi biri değildi. Halkın içinden ve ümmi kimselerdi. Ama tarihin akışına yön veren de onlar oldu. Öyleyse mesele —her kim olursa olsun— şunu, bunu okumak, yazmak, araştırmak değil, “kendini bilmek” ve “özbilinç”e sahip olmaktır. Bu kitapta merhum Ali Şeriatı, kendine özgü coşkun ve sorgulayıcı üslubuyla “kendini bilme’-‘yi ve “istihmar”ı ele alıyor. Dünya görüşünün ne olduğunu, nasıl geliştiğini, insanların tevhidden alıkonup nasıl istihmar edildiğini ve tüm bu sorunların muhatabının ve sorumlularının kim olduğunu ortaya koyuyor. Kitabın son bölümü ise, öğrencilerinin konuyla ilgili sorularından ve cevaplarından oluşuyor. Kesinlikle Okumanızı Tavsiye Ederim.
Din
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2018 15:36
Kitabı okumaya başlar başlamaz gelen ilk tepkiler o bir Şii, dikkat et. Yanlış düşüncelere kapılma. Gibi cümleler oldu. Ali şeriati yi bu kadar tehlikeli gösteren olgu nedir bilmiyorum. Ve eminim ki bu sert cümleleri kuranlar ali şeriati yi hiç okumadıkları için dile getiriyorlar. Bir insanın Şii olması doğru bilgilerden, yaratıcı fikirlerden uzak olması gerektiği kanaati mi okumalı. o kadar avrupa i uzak doğu kültürü, veya helen uygarlığı eserleri okuyoruz bir sorun yok. kendi içimizden bir kültürü okuyunca mı sıkıntı Oluyor.kitabı okumanızı tavsiye ederim. aydın nedir alim ile farklı nelerdir. gerçek aydının görev ve sorumlulukları üzerinde durulmuş. yapılan yanlışların nedenleri açıklanmıştır. iyi okumalar
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 1. kitabı
Kitapta Ali Şeriati'nin aldığı ciddi tahsili belirgin bir şekilde görüyoruz. Bu yazarın okuduğum ilk kitabı. Kur'an'da anlatılan Habil ve Kabil kıssasını farklı bir pencereden ele alan yazar, müthiş derecede etkileyici ve orjinal yorumlar yapmıştır. Sosyolojik açıdan olduğu kadar psikolojik olarak da başarılı tespitlerde bulunmuştur. Günümüz insanının (hangi düşünceden yana olursa olsun) okuyunca ufkunu açacak bir eser.
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 16. kitabı
Ali Şeriati hakkında uzun süre hep olumsuz önyargıların etkisinde kaldım. “Okuma, seni zehirler.” diyenler oldu… Üniversite yıllarımda karşıma çıkmıştı aslında, ama bu sesler yüzünden elim gitmedi. Şimdi fark ediyorum ki insan bazen bir kitabı değil, kendi zihnine yerleşmiş korkuları erteliyor. Şeriati’nin en rahatsız edici yanı şu: Dini sadece bireysel bir huzur alanı olarak görmüyor. Onu; toplumla, adaletle, sınıfsal meselelerle ve insanın dünyadaki sorumluluğuyla birlikte ele alıyor. Bu yüzden onu anlamak kolay değil. Çünkü konfor alanını bozuyor. Onu Şiiler “Sünni” diye yaftalar, Sünniler “Şii” diye… Ama Şeriati bu kalıpların çok ötesinde, bambaşka bir yerde durur. “Kendini bilmek” onun için basit bir söz değil: İnsanın kendine biçilen rolleri sorgulaması, ezberlerini kırması ve hakikati araması demektir. Bu noktada; Friedrich Nietzsche’nin hiçlik sorgusuna, Albert Camus’nün anlamsızlık direnişine, Platon’un hakikat arayışına dokunur… Ama onlardan ayrıldığı yer şudur: O, hakikati sadece düşüncede değil, yaşanan hayatta ve mücadelede arar. Bu kitap bir başlangıç olabilir. Ama kolay bir başlangıç değil. Çünkü insan kendini tanımaya başladığında, artık hiçbir şey eskisi gibi kalmaz.
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2020 8. kitabı
·
99 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2020 16:03
İslam dünyasının tartışmalı isimlerinden İranlı sosyolog, aktivist, düşünür, yazar Ali Şeriati’nin kitaplarından birisi: Kendini Bilmek... Din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine deneme kitabı... Ali Şeriati, Sünnilere göre Şia olmasından mütevellit şaibeli bir isim, hatta ‘kafir’ diyenler çok fazla... Şiaya göre sünnileşmiş ve İslam’dan uzaklaşmış bir isim, mürted... 1977 yılında şah zamanının İran istihbarat örgütü (savak) tarafından İngiltere’de öldürüldüğü iddia ediliyor. Fransa’da Sorbon Üniversitesi’nde doktorasını yapmış. Marksizm üzerine çalışmış ve kitaplarında bu görüşlere yer vermiştir. Bu yönüyle de belli çevrelerin reddiyelerine maruz kalmış. İslam’a bilim gözlüğüyle bakmış ve tetkik etmiş bir isimdir. Avrupalı ya da Amerikalı ya da Antik Yunan yazarlarını okumakta tereddüt etmeyenlerin Ali Şeriati’yi okumaları, İslam dini adına da insanı ve toplumları tanıma adına da çok faydası olacaktır. Kitaplarında insanı, düşünceye sevkeden, alışılagelmişin dışında bakış açıları mevcut. Kitaptan bazı alıntılar: “...Biz hepimiz Kabil’in çocuklarıyız; çünkü Habil evlenmeden, mutlu olamadan ölmüştür.” “Kabil insanlık tarihinde daima yaşamaktadır. Çünkü Habil ölmüştür. Kabil de, Kabili sistem, ekonomik ve maddi hayatın özel bir topluluğa tekelleştirilmesi ve bu özel sınıf için çoğunluğun köleleştirilmesi biçiminde bir düzen kurmuştur. Bu düzen, Tevrat’ta İncil’de ve Kuran’da var olan yüzlerce belirtiye göre, bütün dönemlerde insanlık tarihini yönetmektedir. İnsan toplumları, insanlığın aşamaları, bütün zamanlarda bu şekildedir.” “...Kuran’da sürekli yinelenen üç tane tipleme vardır. Bu üçü, Tevrat’ta da vardır. Birisi kudret sembolü olan Firavun’dur. İkincisi zenginlik, sermaye ve ekonomi sembolü olan Karun’dur. Üçüncüsü, dini elinde bulunduran bir
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 13:00
"İnsana anlam kazandıran ya da en azından insanın aramakta olduğu üç anlam, üç ana ilke yani 'gerçek, güzellik ve iyilik' pılısını pırtısını topladı ve yeni insanın ticaret ve burjuva kültüründe anlam verdiği üç yeni ilke 'gerçeklik, güç ve tüketim' hayata, ruha, akla, varlık felsefesine, yeni toplumun bireyi üzerine postu serdi." "Dünya ve içindeki herşey, hiçlik içinde hiçtir, öyleyse zamanı ganimet say" *Hafız-ı Şirazi "Bugün biz inanıp inanmamaya değil, tanımaya, bilmeye muhtacız. Çünkü çoğunlukla bilgisiz bir dinin hiçbir değeri olmadığına inanmaktayız."
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma
9/10
·200 syf.··
2022 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2022 12:55
Ali Şeriati'nin "Bilinç ve Eşekleştirme " konuşmalarının daha geniş kapsamlı bir toplaması, Kendini Bilmek adı ile karşımızda. Sadece kitapların isimlerinden bile verilmek istenen mesajın özünü görebiliriz. Kendini bilmek , bilinç sahibi olmak gereken aksi takdirde ise "eşekleştirmeye" maruz kaldığımız bir dünya . Adeta bir Matrix'in içindeyiz günümüz dünyasında. Kırmızı hapı mı mavi hapı mı tercih edeceğimizi soruyor Ali Şeriati. Aslında kırmızı hapı seçip Matrix'ten çıkmak kadar kolay değil bu dünyanın eşekleştirmesinden kurtulmak. Çünkü her gün herkes için farklı şekillerde kişiye özel şekillerde maruz kalıyoruz buna. Özgürlük yahut kurtuluş sandığımız çoğu şey farklı bir bilinç kaybının ve eşekleştirmenin sonucu. Kimine sen hacca git namaz kıl suya sabuna dokunma bu şekilde cennete gideceksin zaten diyen dünya kimine aydın ol , bil eskiyi reddet diyerek eşekleştirme uyguluyor. Her iki durumda da bilincimizi kaybediyor ve bu dünyanın bize sunduğu özğürlüğü kabul ediyoruz. Adeta küçük bir kafesin içinden daha büyük bir kafese çıkarılan bir kuş gibi her iki durumda da esaret altındayız ama küçük kafeste esaretimizin farkındaydık artık değiliz. Bilmek - hem bilimsel bilgiler hem dini bilgiler açısından durum değişmemektedir- bilinç sahibi olmak demek değildir. Günümüz aydınları bilmektedir ancak bilinç sahibi olmadıkları için bu düzeni bu Matrix'i yıkmak için uğraşmazlar bildikleri yeterli gelir. Günümüz dindarları ise kendilerine gelen "dini" uyarıların bir kısmını alır bir kısmına göz yumar ve sadece namaz kılarak hacca giderek cennete gideceğini sanır ve onun da sistem , insanı her gün köleleştiren sistem umurunda olmaz. Görüldüğü gibi her iki durumda da sonuç aynıdır. Sistem köleleştirmeye eşekleştirmeye devam etmektedir. Hatta yer yer kölelerin birbirine düşman
Kendini BilmekAli Şeriati · Endişe Yayınları · 1990168 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.