Esra Güvercin

8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:15
Veronica Raimo’nun dilimizde yayınlanan ikinci kitabı Beni Yazma. Öncesinde Yalan Dolan’ının okumuştum. Oradaki mizahi sarkastik dilden eser yok. Buna oldukça şaşırdım öncelikle. Kitabın anlatıcısı, uğradığı cinsel saldırı sonrasında yaşadığı dönüşümü, bu durumu birden ona hatırlatıp su yüzüne çıkaran bir ölümle öğreniyor. Anlatıcının kurban psikolojisinden çok, hayattan nasıl koptuğu, seçimleri ve hisleri üzerine düşünmesi ve irdelemesini okurken arka plana da Roma manzarasını almış. Çağdaş İtalyan edebiyatından güzel bir kitap, içerik olarak bence çok tetikleyici değil, yaşanılan istismarı dramatize etmeden, ağırlığında boğulmadan ve boğmadan bir kadının iç dünyasında nasıl yankı bulduğunu da güzel anlatmış. Ben sevdim, okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diler tavsiye ederim.
Beni YazmaVeronica Raimo · Medusa Yayınları · 202641 okunma
Reklam
Korkacak bir şey yok, ölümden başka…
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:31
Georgi Gospodinov ile ilk defa Zaman Sığınağı ile tanışmıştım. Fakat nasıl söylesem o anlatının içine tam girememiştim. Fakat bu kitabı tabiri caizse yüreğimi boğdu boğdu duvara attı. Önemli bir not: babasını yakın zamanda kaybeden, hastalıkla mücadele ediyor olanlar için oldukça tetikleyici bir kitap. Onun dışında bir baba yasının bu kadar sade ve nahif tutulmasına kalbimi bıraktım. O yokluk içerisinde o kadar dolu dolu yaşanmış bir ilişki ki anlatılan, gözlerinizin dolmaması mümkün değil. İnsan olarak ömrümüz ne kısa şu dünyada diye düşündürdü kitap. Ve daha bir çok şeyi de. Güzel bir başlangıç kitabı fazla ağır gelmezse, sizi tam kalbinizden vuracak.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:27
Gece Yarısı Treni Matt Haig sevenleri üzmeyecek bir kitap, kurgu dili artık oturmuş bir yazar olduğunu görüyoruz. Beklentiniz nedir bu yazardan bilmiyorum ama edebiyatta yeni bir şeyler denemiyor. Kendisi oluyor, akışta pozitif ve hayatın farkındalığına dair yazıyor genelde. Elinizdekilerin kıymetini bilin temalı bir çok kitabı. Ben huzurlu anlatısını ve felsefesini seviyorum ama bu tarzı sığ bulanlar var. Gece Yarısı Kütüphanesini sevdiyseniz bu kitapta hoşunuza gidecektir. Bir çırpıda bitecek içinizin kasvetten şiştiği bir dönemde okuma arasına alabileceğiniz, içinde umut ve sevgi olan bir kitap aynı zamanda. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026269 okunma
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:04
Yetmişli yaşlarındaki Sybil her sabah masanının başına oturuyor ve çeşitli kimse ve hatta kurumlara mektuplar yazıyor. Hayatla temas etme yöntemi olarak mektuplaşmaya sığınan Sybil’in hayatını, pişmanlıklarını ve her şeye rağmen dokunduğu ve dokunmaya devam ettiği hayatlarla dolu bir mektuplar topluluğunu okuyoruz. Başta biraz size farklı gelebilir ama akışa kolayca kapılacaksınız. Bana çok dokunan bir hikaye oldu. Buraya gelipte bu kitap okunur mu? diye bakanlar için yazmak istedim kesinlikle okunur. Yas, kayıp, yaşlanma ve her şeye rağmen hayata tutunma umudu üzere harika bir anlatı. Çok sevdim tavsiye ederim. Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum.
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026115 okunma
Ferrante’ye Buradan Başlanmaz!
Puan vermedi·160 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 13:15
Ferrante’nin denemeleri dışındaki tüm kurgularını bu kitapla okumuş oldum. Künyesine göre bu kitap bir ilk kitap ki zaten dilinden ve anlatının karmaşıklığından da bu oldukça belli oluyor. Kurgu alıştığımız Ferrante dilinden biraz daha kaba ve ham, betimlemeler oldukça detaylı ve fazla, duyguların iç dünyasına derinlemesine giriyor ve didik didik ediyor. Fakat yine de onun o özü yakalayan üslubu var. Katmanların içine gizlenmiş cevherini sezmemek mümkün değil ki Ferrante zamanla bu tortuyu yontup temizleyerek o özden kendine hayran bırakan ve herkesin sevdiği Napoli Romanlarını yaratmış. Diğer kitaplarda olduğu gibi temelde kadın olarak var oluşunu sorguluyor yine bu kitapta da. Bunu da bir anne kız ilişkisi üzerinden geçmişin travmalarını deşeleyerek yapıyor. Her romanının konusu farklı ama aynı. Başrolde hep bir kadın, Napoli ve lehçe yani dil var. Peki Ferrante’nin kadınlıkla derdi ne? Kişisel okuyucu yorumum yaralarını sağaltmak için yazdığı yönünde. Biraz otobiyografik olduğunu sezinliyorum yazdıklarının. Yazmazsa yaşayamacak o insanlardan bence yazar. Dolayısıyla aynı yaralar üzerine dönüp duruyor. Farklı şekillerde ama aynı titizlikle. Ferrante bir mahlas ve belki de yazar bir erkek bilemiyorum, ama onu yaralarını sağaltmak için yazan bir kadın olarak hayal etmek bana da güç veriyor. Özetle biraz ham, kadınlık meselesine anne-kız yakınlığı üzerinden yaklaşan, şiddetin varlığını sizin minik kalbinizi düşünmeden hissettiren bir ilk roman bu kitap. Neticede yine boğup boğup duvara atan üslubundan ödün vermeden bir çırpıda okuttu kendini. Bir ilk roman olması sebebiyle de bence yazarla tanışma kitabı değil, Napoli Romanlarından başlayın derim mutlaka okumaya.Okuyacaklara tavsiye eder ve keyifli okumalar dilerim.
Belalı AşkElena Ferrante · Everest Yayınları · 2016201 okunma
Reklam