a. M.Kemal Başkomutanlığa talip olmamıştır. İsteyen Meclistir ve Meclisin bu dileğini dile getiren ilk milletvekili de, Dr. Rıza Nur'dur. (GZC, 2.C., s.137 2 Ağustos 1921) Görüşmeler 3 ve 4 Ağustos günleri de devam edecektir. 3 gün sonra, 5 Ağustos günü, M.Kemal, "Meclisin arzu ve talebi üzerine, Başkomutanlığı kabul ettiğini" açıklar ve "bundan hasıl olacak faydayı süratle elde edebilmek ve ordunun maddi ve manevi kuvvetini artırmak, tamamlamak ve sevk ve idaresini güçlendirmek amacı ile", Meclisin orduya ilişkin yetkilerinin kullanılması için bir teklif verir. (GZC, 2.C., s.164) Tartışmalardan sonra, bazı milletvekilleri, hazırladıkları bir kanun teklifini Başkanlığa verir ve 'ivedilikle görüşülmesini' önerirler. İvedilik önergesini ve kanun teklifini veren milletvekillerinin başında da, yine Vahdettincilerin üstadı Dr.Rıza Nur geliyor! (GCZ, 2.C., s. 174) Kanun teklifi ivedilikle görüşülür ve kabul edilir. (GCZ., 2.C., s.180)
b. Görülüyor ki Başkomutanlığı talep eden M.Kemal değildir. Kanun teklifinin ilgili komisyondan geçmemesinin sebebi de, Dr.Rıza Nur ve arkadaşla-rının ivedilikle görüşme taleplerinin Meclisçe kabul edilmiş olmasıdır. "Büyük Millet Meclisi, M.Kemal Paşaya, Meclisin sahip olduğu bütün yet-kileri" de devretmiş değildir. Devretmek zorunda da bırakılmamıştır. Zo-runda bırakılmış olsa, 13 milletvekili muhalif kalamazdı. (GZC, 2.C., s.180) İddiaların tümü de gerçeğe aykıri