Gizem

Ülüş, hanedan veraset sistemidir. Çok kabadır. Hanedan üyelerinin hepsi kut'una eşit derecede sahip; o yüzden birbirleriyle savaşıyorlar. Burada adeta "Ya Sezar'ım ya hiçbir şey" (aut caesar aut nihil) anlayışı var. Ya devlet başa ya kuzgun leşe. Bu sistem Selçuklu ve Osmanlı'da da devam etmiştir. Ta ki 18. yüzyıla, hatta 19. yüzyıla kadar.
Sayfa 118·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Türk boyları islamı doğrudan doğruya medeni ilişkiler dediğimiz kültürel ve ticari ilişkilerle kabul etmişlerdir. Açık olan şudur ki bize islamı öğretenler İranlılardır, Araplar değil. Kabul ettiğimiz Arap alfabesindeki ek harfler ve bazı dini terimler (peygamber, namaz, oruç) farsçadan gelir.
Sayfa 114·Kitabı okuyor
Saltuk Buğra Han bir şamandır ve o ritüeli izler. Kendisine sığınan Samaniler dolayısıyla Müslümanlığı öğrenip benimsedi.
Sayfa 114·Kitabı okuyor
İnsan yalnızken mutluluğu da, üzüntüyü de daha iyi tadıyor, güzeli çirkini daha kolay ayırıyor, her şeyi daha içten hissediyor.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
İnsanların ilk aşk nöbetine iki defa yaklanma­dıklarına pek memnunum. Şairler ne derlerse desinler, bu hem hastalık, hem de ağır bir yüktür. Yirmi bir yaşındaki bir insanın her günü neşeli geçmiyor. Ufak tefek zaafla­rı, yersiz endişel'eri oluyor insanın, çabucak kırılıyor, ya­ralanıyor, önüne ilk çıkan ökseye basıyor ... Rüştünü ispat etmiş olan bir ruh vicdan rahatlığı ile yalan söyler, keyif­li keyifli yalan söyler, ama çok genç çağda dil sürçer ya­lan söylerken.
Sayfa 35·Kitabı okuyor