İnsanların ilk aşk nöbetine iki defa yaklanmadıklarına pek memnunum. Şairler ne derlerse desinler, bu hem hastalık, hem de ağır bir yüktür. Yirmi bir yaşındaki bir insanın her günü neşeli geçmiyor. Ufak tefek zaafları, yersiz endişel'eri oluyor insanın, çabucak kırılıyor, yaralanıyor, önüne ilk çıkan ökseye basıyor ... Rüştünü ispat etmiş olan bir ruh vicdan rahatlığı ile yalan söyler, keyifli keyifli yalan söyler, ama çok genç çağda dil sürçer yalan söylerken.