İnsanlar ne şayan-ı hayret mahluklarmış, içlerinde öyle iyileri, öyle kötüleri varmış ki... Ben ancak otuz iki yaşımda insanları okuyabildim. Şimdiye kadar onlar benim için kapalı bir kitapmış!.. Hele bu sefer bir iki tane iğrenç ruhla karşılaştım! Hele içlerinde bir tanesini, ki bir yılan gibi koynumda beslemişim!..
Ben
alaca karanlığında son sabahımın
işitilmemiş bir türküyü duyacak, dostlarımı ve seni göreceğim.
Ve yalnız
yan kalmış bir aşkın acısını
toprağa götüreceğim!..
"Başım sızlıyor, yüreğim sersem!" diyorsun.
"Seni asarlarsa
seni kaybedersem"
diyorsun
"yaşayamam!"
Yaşarsın karıcığım!
Kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda!
Yaşarsın kalbimin kızıl saçlı bacısı!
En fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı!
Birimiz dışında demir kapının içinde birimiz.
Kim bilir kaç kış daha geçireceğiz?
Üzülme benim için!
.....
...
Ay ışığı pencerenin demirlerinde kavuşacağız günün birinde...