Bu kitabı okuduğum dönemde fazlaca içsel sıkıntılarımın,ruhi kıvranmalarımın olduğu bir dönemdeydim. Okumak da zor oldu tabi ki. 1 senede okuyabildim.Çünkü her okuduğumda sayfalarda kendimi görmek, Oğuz Atay'ın benim için çok karanlık olduğunu düşündüğüm nefes alamadığım dönemlerdeki hislerimi bu kadar açık ; sanki ben onla dertleşmişim de o bunu yazmışcasına ifade edişi beni korkutuyordu ve her defasında "okuyamam" diyerek rafın en uzak yerine fırlatıyordum. Öyle böyle,sindire sindire, kendimi toparlayarak kitabı bitirdim. Bu kitap benim için bir dönüm noktasıdır.En sevdiğimdir.Dili de hissettirdikleri kadar ağırdır ama insanın bakış açısına kattıkları paha biçilemezdir. İyi ki bitirmişim,iyi ki o rafın köşesinde tozlanıp sararmasına izin vermemişim. Güzel bir başucu kitabı,adeta ders çalışır gibi okunması lazım,cafede plajda kısacası kalabalıkta okunacak bir kitap değil. Yalnızca ve yalnızlıkla okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Teşekkürler Oğuz Atay; beni anladığın ve anlattığın için.