"..Hiçbir ölümlü adam bana engel olamaz!"
.... gülüyordu; berrak sesi çeliğin şakırtısı gibiydi.
"Ama adam değilim ki ben! Karşında bir kadın var! Éomund'un kızı Éowyn'im ben. Sen benim ile beyim, hısmım arasında duruyorsun. Yıkıl, eğer ölümsüz değilsen! Yoksa canlı da olsan, kara bir ölmemiş de olsan biçerim seni, eğer ona dokunursan."
.... macera isterlerdi. çünkü maceralar heyecan verici, yaşam ise biraz sıkıcıydı;....
.... onlar geri dönmüyordu. Eğer dönüyorlardıysa bile bizim bundan haberimiz olmuyordu çünkü dönenler unutuluyordu...
...... hepsi de mutlu bir sona varmıyordu en azından öyküdeki veya öykü dışındakilerin mutlu son dedikleri bir sona varmıyordu...
...Gerçek öykülerin âdeti de budur işte. Hoşuna giden bir tane öykü seç. Dinlediğin öykünün nasıl bir öykü olduğunu, yani sonunun mutlu mu, mutsuz mu olduğunu bilebilirsin, veya tahmin debilirsin ama içindeki kişiler bunu bilmezler. Sen onların biliyor olmasını istemezsin zaten."...
Bu kötü bir kaderdi. Fakat kendi seçmişti bu kaderi,,... Bu kötü bir seçimdi. Ne yönü seçmeliydi? İki yol da dehşete ve ölüme ilerliyor idiyse, bir seçim yapmanın anlamı neydi?