Haccâc b. Yûsuf es-Sakafi, Hâlid b. Safvân'a "Basra'nın efendisi kimdir?" diye sordu. Ona dedi ki: "Hasan el-Basri'dir." Haccâc, "O, Mevla/köle olduğu halde nasıl böyle olur?" dedi. O da şöyle dedi: "İnsanlar din konusunda ona ihtiyaç duydu. O da dünyaları konusunda insanlardan mustağni olmuştur. Basra ehlinin ileri gelenlerinden hiçbir kimseyi görmedim ki onun ders halkasına ulaşmayı, sözlerini dinlemeyi ve ilmini yazmayı istemiş olmasın." Haccâc: "Allah'a yemin olsun ki efendilik budur." dedi. Tarih, bize, büyük ilim ehlininin tutum- larını kaydetmiştir ki onlarda, yöneticiler ve emirlerin önünde ki âlimlerin izzeti ve büyük tutumları vardır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İzzet, en çok, mütekebbirler, gurur sahipleri ve insanlara karşı mal ve mevkilerinde büyüklenenlere karşı ortaya çıkar. Bu, gururun tersidir. Çünkü gururda kibir, böbürlenme ve insanlara karşı büyüklenme vardır. Ancak izzette, hayatın aldatıcı şeylerine razı olmamak vardır. Kişi fakir olur ama onurlu olup maddenin ve geçici dünyalıklar önünde zelil olmaya razı olmaz. İnsanların en zenginlerinden olup ancak nefsi fakir olup da elini başkalarına açabilir.
Bu sebeple mü'minin izzeti, Allah'a olan derin imanı sayesindedir. O, Allah'la ilişki içindedir ve yalnızca ondan yardım diler. Allah'ın buyurduğu gibi: "Kim izzet istiyorsa, (bilsin ki) izzetin hepsi Allah'a aittir. " Yine şöyle buyurmuş- tur: "Halbuki asıl izzet, Allah'a, Rasulüne ve mü'minlere aittir. Ancak münafıklar bilmiyorlar. " Peygamberlerden sonra da insanların en izzetli olanları, mü'minlerin en iyi kısmı olan âlimlerdir. Alimleri aziz kılan, ilimdir. İlimden daha aziz bir şey de yoktur. Öyle ki hükümdarlar, insanlar üzerine yöneticidirler, âlimler de yöneticiler üzerine hükümdarlardır.
Haya, Allah Rasulü'nün buyurduğu gibi ilim talebesi için her halinde arzu edilen bir şeydir: "Hayâ, ancak hayır getirir. " Abdullah b. Ömer, Allah Rasulü'nün, kardeşine haya konusunda öğüt veren (fazla hayalı olmamasını söylemekte olan) bir adamın yanından geçtiğini ve şöyle dediğini haber verir: "Onu rahat bırak. Şüphesiz ki hayâ, imandandır. "128 An- cak şüphesiz ki ilim talebi ve fıkhi meseleler hakkında soru sorduğunda hayâyı bırakması gerekmektedir; çünkü ilme an- cak soru sorarak ulaşılır. Bu yüzden Mücahid şöyle demiştir: "Hayâ sahibi de kibirli kişi de ilim öğrenemez
Muğire b. Şu'be'den rivayetle, dedi ki: "İbrahim'in (Mâriyetu'l-Kibtiyye a'den olan peygamber 'in oğlu) ve- fat ettiği günde güneş tutuldu. İnsanlar bunun üzerine dedi ki: "Güneş, İbrahim'in ölümü nedeniyle tutuldu." Bunun üzerine Allah Rasulü şöyle buyurdu: "Şüphesiz güneş ve ay hiçbir kimsenin ne ölümü ne de hayatı (doğumu) için tutulmazlar. Onlar ancak, Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Allah onlarla kullarını korkutur. Onu gördüğünüz zaman o durum üzeriniz- den kalkana kadar namaz kılın ve dua edin."