İnsan nisyan eden bir varlıktır, yani unutan, unutmayı zatının bir özelliği haline getirendir.İbn Abbas'a (ra) nisbet edilen bir rivayette: "İnsan, Al- lah'a verdiği ahdi unuttuğu için bu ismi almıştır."(7) denir. Unutmanın bu manada iki yönü vardır. İlki; yaratılış gayesini, sorumluluklarını, Allah'a (cc) karşı ahdini, görevlerini unutması... İkincisi ise acıları, hüzünleri, dertleri, kederleri, matemleri, sevinçleri, hayatta başına gelen iyi ve kötü şeyleri unutmasıdır. Unutmanın ilki; yerilen, eleştirilen, hatta insanın ebedi kurtuluşunun heder olmasına sebep olan bir unutmadır ve gönderilen tüm peygamberler insana unuttuğu bu sorumlulukları yeniden hatırlatma vazifesi için gelmişlerdir. İkinci unutma ise hayatın devamiyeti için şarttır. İnsan unutarak yaşayabilir. En yakınını kaybeden insan, o acıyı unutamaz ise yaşayamaz, o acı altında ezilir ve hayatı kendine zindan ederdi. Unutma bu anlamda insana bahşedilmiş bir nimettir