Sadun terlemezler, Makalat'ı inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Esasen Bektaşi geleneği dendiği zaman benim aklıma büyük hoşgörü potasında eritilen ve günümüze kadar Nasrettin Hoca fıkraları ile beraber gelen Bektaşi hikayeleridir burada kapılar ve bu kapıları geçmek için meşakkatli ve çileli bir yol tasvir edilmektedir.

Dili, Dini, Rengi Ne Olursa Olsun, İyiler İyidir..
# Hacı Bektaş-ı Veli

Rûhberûh, bir alıntı ekledi.
Dün 00:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yine bir seyyah oldum. Dünyayı gezen bir hacı. Ama zaten hepimiz öyle değil miyiz?

Genç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von GoetheGenç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe
Milenk., bir alıntı ekledi.
26 May 21:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hani bir söz vardır, kötü bir barış iyi bir kavgadan daha iyidir.

Hacı Murat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 42 - Cem Yayınevi)Hacı Murat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 42 - Cem Yayınevi)
A juez, bir alıntı ekledi.
26 May 14:08 · Kitabı okuyor

Hacı İsmail kahkahayı basmıştı. "Eğer Allah'ın bizi ödüllendirmesini bekleseydik, çocuklarım da ben de çoktan açlıktan ölmüştük."

Tanrı Nil Kıyısında Öldü, Nevâl es-Saadavi (Sayfa 37 - Belge Yayınları, 2.Basım 1999)Tanrı Nil Kıyısında Öldü, Nevâl es-Saadavi (Sayfa 37 - Belge Yayınları, 2.Basım 1999)
Gökhan, bir alıntı ekledi.
25 May 17:06 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Mevlana-haci bektaşi veli-hallacı mansur
Bütün varlıkları ayrı ayrı gören (Vahdet-i şühut) gizemci, sonra kendi iradesini tanrılık iradesiyle birleştirmiş (Vahdet-i kusut) ve daha sonra kendi varlığını tek varlığa katarak (Vahdet-i vücut) aşamasına ulaşmıştır.

Psikodrama ve Kadim Bilgelik, Hatice Subaşı (Sayfa 79 - Epsilon)Psikodrama ve Kadim Bilgelik, Hatice Subaşı (Sayfa 79 - Epsilon)
booksofbet, bir alıntı ekledi.
25 May 03:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tesbih, post, seccade güzel:
Ama Tanrı kanar mı bunlara?

Dörtlükler -Rubailer-, Ömer HayyamDörtlükler -Rubailer-, Ömer Hayyam

Alıntı
Yarım Kalan Öyküler
İKİ GARİP YOLCU..
...
- Ufaklık hadi topla yolcuları da gidelim. Dedi Kasımpaşalı.
O, bizim yazıhanenin baş şoförüdür. Sekiz-on aydır tanırım. Tanıştığımızdan beridir de kavga ederiz. Ben, onun ufaklık demesinden haz etmem. O da, benim beybaba dememden. Altmışı geçen yaşını belli edeceğim ya; ondan çekinir zaar.
-Olur, beybaba, sen direksiyona geç de kalayı yemeyelim yolcudan.
Yumruğu kaldırdı
-Ulan...
Kasımpaşalı Hacı’nın adını bilen yoktur yazıhanede... Ağzında bed söz ve küfür eksik olmayan bu adamın hacı olduğuna ben dâhil hiç kimse ihtimal vermez elbet. Hacı falan değil işte. Öyle olsa elin namusuna göz koyar, fırsatı bulunca kıyıda köşede laf eder miydi kızcağızlara. Hacı falan değildi işte. Üstelik bir o kadar cimri ve üçkâğıtçı. Yoldan aldığı yolcunun üstüne konar, bana da üç beş kuruş sus payı verirdi. Susardım ben de. Çünkü o paranın patron olacak kumarbaz mendebura gitmesindense benim gibi bir yetimin avucuna düşmesi daha hayırdır.
Hacı’nın payını bilmem...
Kasımpaşalı otobüsü hareket ettirdiğinde otobüsün yarıdan fazlası boştu. Bugün de zarardaydık. Gerçi Hacı’nın keyfi gıcır. Kontağa bastı mı yevmiyesi işler. Ulan peki benim ne suçum var.
Bu gün üç kişi bindi üç lira. Olsun. Alın teri ya, yeter...