7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:58
Bir okuyucu olarak bu kitapta beni çeken şey, büyük cümlelerin arkasındaki sadelik oldu. Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi insana yüksekten bakmıyor; aksine insanı kendi içinden yakalıyor. Okurken şunu hissettim: Tasavvufun özü hep,uzaklarda aranacak bir sır değil; insanın kendi içindeki dağınıklığı toparlayabilmesi, merhameti zayıflık sanmaması, adaleti öfkeyle karıştırmaması ve en önemlisi kendi içindeki zalimi fark edebilmesidir. Mevlânâ’da aşkın, İbn-i Sînâ’da aklın, Hacı Bektaş Veli’de ise insan olma ahlakının başka bir hâlini görüyorum. Her âlim, insanın başka bir kapısını aralıyor. Kimi kalbe sesleniyor, kimi akla, kimi vicdana… Bu yüzden böyle metinleri okumak benim için sadece bilgi edinmek değil; farklı zamanlarda yaşamış büyük zihinlerin dünyaya baktığı yerden bir anlığına bakabilmek gibi. Her âlimin görüşüne sahip olmaya çalışmak, onların hakikat arayışındaki inceliği anlamaya yaklaşmak bence bir çeşit sihir. Çünkü insan okudukça yalnızca yazılanı değil, kendi içindeki karşılığını da görmeye başlıyor. Hacı Bektaş Veli’nin bu kitabı da bende tam olarak böyle bir yerde durdu: Sade görünen ama insanın iç disiplinine ve vicdan terazisine dokunan derin bir hatırlatma olarak.
Alıntı
Hacı Bektaş Veli - Kuvvetini Mazluma Değil Zalime KullanMesud Topal · Destek Yayınları · 202590 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 60. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:01
esselam ey had-ı rah-i Huda nesl-i Ali esselam ey kutb-i alem hacı bektaş-i veli ulu hünkarımız hacı bektaş-i veli, yalnızca tasavvuftaki makamıyla değil, edep ve terbiye yolundaki rehberliğiyle de gönül dergahımızın postundadır. o'nu kimi zaman "eline, diline, beline..." kimi zaman da Makalat'ında olduğu gibi "şimdi, tevhid tac; ibadet gerdanlık..." derken buluyoruz. o nefes vermeyi arzu ettiğinde buğday için ısrar eden miskin yunus'un dizelerindeki inciler gibi o da gönlü yüceltir; Makalat sahibi ulu hünkar buyurur ki: "beyt-i mamur, kabe de var. fakat gönül ikisinden de kıymetlidir. (...) gönül, padişah-ı alem Tanrı'nın nazargahıdır." horasan'ın erenlerinden el almış, baba ilyas'ın kutlu halifesi dün olduğu gibi bugün de herkesçe sahiplenilir, herkes kendi yolundan göstermeyi yahut görmeyi arzular. bugün kendinden yesevilik ya da alevi-bektaşi görüşün temeli olarak bahsedebilmemiz bunun en temel göstergesidir. ancak hayatı ve öğretileri gösteriyor ki o bir tarafa ait olmaktan çok "insan" olmaklığı yüceltmiştir. tevhidden temizliğe, esrardan irfana çok şey onda mevcuttur. şamanist moğollar ve kapadokya bölgesinde yaşayan hristiyanların ihtidasına çaba göstermiştir. hatta bu yörede kendinden aziz charalambos adıyla bahsedilmiştir. Makalat'ında buyurur ki Çalap Tanrı ne yaratmışsa insanda vardır ve kişi kendini bilmeklikle Rabbını bilir. kişi Rabbını bilmekle kemale erer çünkü bütün kemalat O'ndadır. akıl nuru kimin gönlünde varsa o hoştur, kimde yoksa onun Çalap Tanrı katında yeri yoktur. ilim aynaya benzer, kim aynaya bakarsa iyi yanını gördüğü gibi kötü anını da görür, kendi ayıbını gören başkasını ayıplamamalıdır. şeytanın korktuğu üç nesnedir: sabır, utanmak, kanaat. bunlar aklın hasekisidir, bunlar gelince gönülden açgözlülük ve iki yüzlülük
Makalat (Hacı Bektaşı Veli)Mahmud Es'ad Coşan · T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı · 199039 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,372 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:53
“En kötü karar kararsızlıktır” düşüncesinden yola çıkarsak ona bir yandan hak verdiğimi bir yandan sürekli kızdığımı belirtmek isterim. İnsanı içten içe sıkıştığını hissettiren aynı zamanda “aslında böyle bir yolda vardı” dedirten bir klasik romandı.
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
5 yıl aradan sonra hac yolculuğuna çıkan bir hac kervanı. İstanbuldan yola çıkıyor ve her konaklama yerinde bu kervana hacı adayları katılıyor. Kervan yoluna devam ederken ansızın biri öldürülüyor. Ve garip olaylar yaşanmaya başlıyor. Bir aşk hikayesi yeniden filizleniyor. Roman konusu çok yoğun bir şekilde akarken arada Hüdâî isimli karekterin yaptıkları hem yahya'yı hem merkez efendiyi düşündürüyor. Kitap konu itibarı ile çok müthiş. Aynı zamanda akıcı ve düşündürücü. Roman sadece roman olmakla kalmıyor bizi günümüz fitnelerinden olan vahhabi inancı ile ilgili olarak çok bilgilendiriyor. Vahhabilik nasıl başlamış nasıl yayılmış ve temel görüşleri nelerdir teker teker çok detaylı bir şekilde işleniyor. Vahhabiliğin hezeyanları gün yüzüne çıkıyor. Kitabı sadece keyifli veya heycanlı değil aynı zamanda çok da bilgilendirici buldum. Gerçekten bu yıl okuduğum en iyi ilk 5 kitaba girmeyi hak eden bir eser. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar :-)
Alıntı
Kervanİskender Pala · Kapı Yayınları · 20214,531 okunma
Mavi Kuş — Mustafa Kutlu
10/10
·211 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 13:12
Mavi Kuş — Mustafa Kutlu Kutlu'nun kalemi bir başkadır. Çünkü Kutlu bizdendir; bize bizi anlatır. Kitapta geçen kasaba, aslında bizim ötedeki köydür. Esnaf, bizim Ahmet emmimizdir. O kadar ki Hacı Leylek bile vardır sayfalar arasında — işte bizim Yaren Leylek! İnsanın kendisini bu denli bulduğu kalemler nadirdir. Mavi Kuş, özünde ömrü temsil eder. Kitap, son sayfada yönetmen stop dedi ve bitti — tıpkı hayat gibi. Bir varsın, bir yoksun; ne haber verir ne de izin ister. Hayat akarken biz farkında bile olmayız çoğu zaman. Kitabı okurken insanın kendi hayatı ve çevresi zihninden geçit yapar. Kutlu'nun şu satırları bu hissi en güzel özetler: " Zaman... Saat... Buralarda zamanı bölemez hanımefendi. Yekpâre bir zaman var bu iklimde." Ah, nasıl ifadeler... Gerçekten de taşra, zamanı parçalamaz. Sabah ile akşam, dün ile bugün iç içe geçer; saat denen şey şehirlerin icadıdır sanki. Kutlu bunu bir cümleyle verir insanın eline. Ama insan sadece kaştan, gözden, gövdeden mi ibarettir? Aynanın yansıttığı yalnızca yüz değildir; taşı toprağı, evi sokağı da gösterir. Asıl mesele bu vücudun içini görebilmektir — kalbin aynasında ne var, ona ulaşabilmektir. Çok söylenecek var, lakin insicamı bozmak istemedim. Şunu söyleyeyim yeter: Mavi Kuş okuyun. Ya da hep Kutlu okuyun, efendim.
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma