Verme zühhâd-ı riyakâra kulak
Olma her rind-i denî-tab’a yamak
Var ise akl u kemâlin Hayrî
Kendini sevdirecek mesleğe bak
“Riyakâr zahitlere kulak verme.
Her aşağı tabiatlı rinde de yamak olma.
Ey Hayrî, sende akıl ve olgunluk varsa,
kendini sevdirecek bir yol, bir davranış tarzı seç.”
Düşürüp tekye sokağında külâhı hırsız
Tutulup başına geldi bu devâhî hırsız
Seni başdan çıkaran kimdi ey ervâhı çürük
Böyle abdâllık olur muydu ilâhî hırsız
Olsa gam gönlümde zevk ü şevke tebdil eylerim
Âlemi bir âlem-i âsûde tahyîl eylerim
Nerde olsam kendime bir neşve tahsîl eylerim
Her melâl-âbâdı nüzhetgâha tahvîl eylerim
Gittiğim her yerde bir mey-hâne teşkîl eylerim
“Gönlümde gam olsa bile onu zevk ve şevke çeviririm.
Dünyayı huzurlu, rahat bir âlem gibi hayal ederim.
Nerede olursam olayım kendime bir neşe bulurum.
Her kederli yeri gezinti ve ferahlık yerine dönüştürürüm.
Gittiğim her yerde âdeta bir meyhane kurarım.”
Niçin bu dâ-iye-i dehri i’tiyâd edeyim
Ne hâline feleğin ben de i’timâd edeyim
"Niçin bu dünyanın arzularına, heveslerine alışayım?
Feleğin hangi hâline güveneyim ki?"
Abes değil mi bu tûl-i emeller inşana
Değer mi bunca tekâpûları şu dehr-i fenâ
"İnsanın bitmek bilmeyen uzun arzular peşinde koşması saçma değil mi?
Şu geçici, yok olmaya mahkûm dünyada bunca çabaya değer mi?"