Kitabın içi yazarın dünya görüşünden kaynaklı safsata ve çarpık mantık yürütmelerle dolu. Safsataları tanıtlarken kendi safsatalarını yellenip durmuş kitap boyunca. Zorlama mizahi misansen diyaloglar ise kitabın diğer bir sorunu.
Yapay zeka ile ilgili Türkçe'ye çevrilmiş en nitelikli kitap olabilir. Yazar hem YZ'nin mutfağında yer alan bir bilişimci hem de YZ mitinin çarpıklıklarını en berrak biçimde gösteren bir felsefeci.
Büyük beklentiler yaratan, bazı faydalı öz bilgilerin olduğu ama genel manada son derece vasat bir kitap maalesef. Lisans düzeyi öğrencilere belki yararlı olabilir; ama lisans sonrası için önerilmemeli.
Kitap gayet yararlı ancak çeviri berbat, hatta iğrenç. Dile hakimiyet için iyi bir çeviri için zorunluluktur. Çeviriyi yapan kişilerin her ikisi de felsefeci, yani alanın içinden olsalar da Türkçe'ye hakimiyetleri kötü olduğu için; muhtemelen İngilizce aslını çok iyi anladıkları bu metni anadilleri olan Türkçe'ye çevirirken çuvallamışlar. Bu kitabı okumaya çalışırken her sayfada ortalama en az 2 kez acı çekiyorum anlamak için. Ne kadar inatlaşırsam inatlaşayım cümleyi anlayamıyorum ve sonunda pes ediyorum.
Yayınevleri kötü çeviri konusunda hassas olmazlarsa uzun vadede kendileri kaybederler. Sevgili Fol Yayınları, güzel kitapları basıyorsun ama çevirmenlerin çok kötü. Bu kitap ve benzerleri dolayısıyla mecbur kalmadıkça, "Fol kendini düzeltti" tümcesini duymadıkça Fol'den çıkma herhangi bir kitap okumak istemiyorum. Çünkü anlayarak okunamıyor.
Çevirisi de konuların hiyerarşisi de rezalet. Neredeyse her sayfada yazım hatası ya da bir noktalama yanlışının olması, çevirideki niteliksizlikle birleşince acı çekmeden okuyabilmek imkansız hale geliyor. Ayrıca cilt yapısının kullanışsızlığı, 13. hamur kağıdının kalitesizliğinden kaynaklı kaba bir ebat ve hemen kapanıverme gibi fiziksel özellikleri de çok kötü. Üstelik, malzemeden çalmanın *mına koydukları halde bir de aynı hacimlerdeki benzer kitaplardan çok daha pahalı olması da yayıncının apayrı bir açgözlülüğü.
Zorunlu kalmadıkça okunulmayacak bu kitapsıyı ders kitabı olarak okumak zorunda iseniz de başka temel kitaplardan konuyu öğrenip sınava yaklaşınca bu iğrenç kitabı okumanızı öneririm. Çünkü alt yapısı olanlar bile bu kitaptan okumayla herhangi bir üniteyi anlayıp zihninde oturtamaz. Dolayısıyla, kitaptan sorumlu tutulan öğrenci arkadaşlara adamakıllı bir giriş kitabı belirleyip konuları ondan öğrenmeleri zaman israflarını minimize eder. Örneğin, rahmetli Doğan Cüceloğlu'nun (nur içinde uyusun) İnsan ve Davranışı kitabı çok duru bir dille, tertemiz bir Türkçe ile yazılmış güzel bir giriş kitabı. Işık hızıyla anlıyorsunuz okuduğunuz her paragrafı.
Yine Nobel'den çıkmış Psikoloji ve Yaşam (Gerrig & Zimbardo) kitabı da çok anlaşılır bir eser. Hemen hemen aynı sayfa sayısında olan bu kitap kuşe kağıda basılmış, kitap kendiliğinden kapanmasın diye sürekli bir elinizle ya da ağır bir cisimle tutmak zorunda kalmıyorsunuz. Kitabın dili, çevirisi, görselleri ve grafikleri, konuların hiyerarsisi çok çok üstün bu rezil kitaba göre. Üstelik çok daha ucuz.
Arkadaş Yayınlarından çıkan bu kitapsıyı kenidisiyle işiniz biter bitmez, psikolojiden soğutmak istediğiniz birine gönül rahatlığıyla hediye edebilirsiniz.
Bu, şeyin şey kısmı gibi kitabın yazamından dağıtımına