Bir kadının sahip olduğu duygular, hamile kalmadan önce nasılsa, gebelikte ve sonrasında da aynı kalır. Annelik, geçmiş travmaları ya da depresif duygu durumunu iyileştirmez hatta hormonal değişimlerin, söz konusu durumları olumsuz etkilediği bile görülür. Kendi ebeveynleriyle sağlıklı bir bağ kurabilmiş olan kadınlar, bebeklerine kolayca uyum sağlarken; çözümlenmemiş travmaları olanlar, gebelikte veya öncesinde depresyon yaşayanlar bu süreçte zorlanabilir.
İnsan yavrusunun ilk yurdu anne kucağıdır. Orada tutunamadığında hiçbir yerde, hiç kimseye kolay kolay tutunamaz. Bu yüzden bazılarımızın bir yeri olsa da yurdu hiç olmaz.
Zihinlerimizde şöyle bir yanılgı var, anne olmak sevgi kapasitemizi bir anda artıracak sanıyoruz. Oysa bebek annesinin rahmine düştükten sonra anneye sevgi, sabır, şefkat gibi özellikler yüklenmez. Bunların her biri annenin kendi geçmişinden getirdiği sevme programıyla ilgilidir ve bu sistem otomatik olarak devreye girer. Eğer hâlihazırdaki annelik potansiyelimiz bu özelliklerden yoksunsa çocuğumuzla dengeli ve sevgi dolu bir ilişki kurabilmemiz güçleşir.