Bir kadının sahip olduğu duygular, hamile kalmadan önce nasılsa, gebelikte ve sonrasında da aynı kalır. Annelik, geçmiş travmaları ya da depresif duygu durumunu iyileştirmez hatta hormonal değişimlerin, söz konusu durumları olumsuz etkilediği bile görülür. Kendi ebeveynleriyle sağlıklı bir bağ kurabilmiş olan kadınlar, bebeklerine kolayca uyum sağlarken; çözümlenmemiş travmaları olanlar, gebelikte veya öncesinde depresyon yaşayanlar bu süreçte zorlanabilir.
Nasıl ki çocuklukta sağlıklı gelişim ayrışmayla mümkünse, aşk ilişkilerinde de sağlıklı bir bağ kurabilme; sevdiğimiz insanın, asla tam olarak istediğimizi veremeyeceğini ve kendi eksik bırakılmış yanlarıyla başka biri olduğunu kabul etmemizle mümkündür.
Şiddete başvurma eğilimi yüksek erkeklerin büyük çoğunluğu, çocukluklarında şiddet yaşamıştır. Bir çocuğun şiddet görerek, aşağılanarak, duyguları yok sayılarak büyümesi iç dünyasında aynı şeyleri başkalarına yapmayı meşrulaştırmasıyla neticelenir.