"Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter."(Ebû Davûd, Zekat, 45)
Din
"Mazlumun, haksızlığa uğramış kimsenin duasından sakın: çünkü onun duası ile Allah (c.c)arasında perde yoktur." Hadis-i Şerif
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Ayet Kur’an okunduğu zaman, ona kulak verip sessizce dinleyin ki size merhamet edilsin. (A’râf, 7/204) Bir Hadis Güvenilir, dürüst, müslüman tacir, kıyamet günü şehitlerle beraberdir (İbn Mâce, Ticaret, 1) Bir Dua ...(Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden gelecekte olacak şeylerin hayırlı olanlarını, yaptıklarımın hayırlısını, gizli şeylerin hayırlısını, açık olan şeylerin hayırlısını ve cennette yüksek dereceler istiyorum… (Hâkim, De’avât, No:1911)
Din
BABA HAKKININ ÖDENMEMESİ Müslim'de, Ebû Dâvûd'da, Tirmizî'de, İbn Mâce'de ve diğer hadis kitaplarında Ebû Hüreyre'nin nakliyle bize gelen bir rivayette Allah Resûlü (sas) şöyle buyuruyor: "Hiçbir evlat babasının hakkını ödeyemez. Şayet onu köle olarak bulur ve satın alıp azad ederse belki babalık hakkını ödemiş olabilir." [Müslim, "İtk", 25] Yapılacak şeyin imkânsız olduğunu beyan etme adına Arap dilinde bu tür terkipler vardır. Öyleyse baba, hakkı ödenmeyecek bir değerdir. Bir evlat asla babasından ne görürse görsün: "Baba sana hakkımı helal etmiyorum." diyemez. Allah bu hakkı evlada vermemiştir. Evladına türlü türlü zulümler ve haksızlıklar yapmış, ailesinin rızkını yemiş bir babaya karşı da İslâm nasıl davranılması gerektiğini bize söyler. Çocuğa zulüm etmiş olsalar dahi rızalarını almadıkça Allah o çocuklardan razı olmaz! Anne babaların çocuklarına yaptıkları zulüm yanlarına kâr mı kalacak? Hayır! Bunun hesabı ayrıdır. Hesabını Allah'a verecekler ama biz o hesabın tahsildarı değiliz. Bizim buradaki fonksiyonumuz Allah'ın bizden istediği ihsanı, ikramı ve itaati yerine getirmektir.💥💥
Din İslam
Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e Karşı Edepsizlik Yapma Allâme İbnu'l-Kayyim el-Cevziyye şöyle demiştir: — "(Şunlar) Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e karşı uyulması gereken edeplerdir: ▪️ O'nun sözü sorunlu (çelişkili/şüpheli) görülmez; bilakis O'nun sözü karşısında (insanların) şahsî görüşleri sorunlu kabul edilir. ▪️O'nun nassı hiçbir kıyasla çeliştirilemez (kıyas, O'nun sözüne karşı delil yapılamaz); aksine O'nun nassları uğruna kıyaslar hiçe sayılır ve iptal edilir. ▪️Sahiplerinin 'makul (akla uygun)' adını verdikleri —ki o aslında mechûl (makul olmaktan yoksun) ve doğrudan tamamen uzaktır!— birtakım evhâm (ve felsefi kuruntular) uğruna O'nun sözü hakikatinden saptırılamaz (tahrif edilemez). ▪️O'nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) getirdiği şeylerin kabul edilmesi, herhangi bir kimsenin onayına (ona muvafakat etmesine) bağlanamaz. — İşte tüm bunlar (bu maddelerin aksini yapmak), O'na karşı edepsizliktendir ve cüretkârlığın (ve küstahlığın) ta kendisidir!" (İbnu'l-Kayyim el-Cevziyye, Medâricu's-Sâlikîn, 3/161)