önündeki günleri hatta yılları o çocuğu tekrar görme ve görememe olasılıklarına göre düşünmüş, hayal etmiş. Karar vermiş: Bekleyerek ve acı çekerek yaşayacakmış"
Üzerinde kalem koyma oluğu olan masamızı kendimize doğru iyice çekince iki kişilik dünyamız kuruluyor. Oraya öğretmenler giremez, yabancılar giremez. Dersler, sınavlar artık başka bir şey, artık biz başka bir şeyiz.
Birine aşık olunca, ömrün boyunca onu aramışsın da sonunda bulmuşsun gibi, geçmişini tekrar kurgularsın. Basit tesadüfler aşkın ilahi gücünün işareti olur çıkar.
Kalemi eline alıp iki insanı birbirine götüren yolu bulmaya çalışan biri, tek bir çizgi çizmeyi beklerken karalamayı andıran bir resim çizer. İki insanı birbirine götüren sayısız yol vardır.