Basit bir aracı...
siz genellikle şöyle dersiniz: “hak eden birini bulabilirsem sadaka vereceğim.” oysa ne ormandaki meyve ağaçları ne de ağaçlardaki meyveler böyle düşünür. onlar, saklandığında çürüyecek olan meyveyi yaşayabilsin ve yaşatabilsin diye insanların hizmetine verirler. tanrı’nın kendisine günler ve geceler vermesini hak eden bir kişi, sizden gelecek bir yardımı mı hak edemeyecek? hayat okyanusundan beslenmeye hak kazanmış biri, sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su içebilir. tanrı’nın deryayı bahşettiği birine bir damlayı çok mu görüyorsunuz yoksa? Siz kim oluyorsunuz da onların göğüslerini parçalayarak gururlarını bütün tehlikelere maruz kalacak şekilde ortaya seriyor ve sonra da kıymet verdiklerini kıymetsiz gururlarını alçaklık olarak değerlendiriyorsunuz? Önce kendinizi vermeye hak kazanmış biri olarak görmekten vazgeçin de sadaka verirken bir aracı olduğunuzu fark edin. Çünkü gerçekte her şeyi veren hayattır. Eğer kendinizi bir verici olarak görürseniz aslında her şeye sadece tanıklık eden, basit bir aracı olduğunuzu unutursunuz.
Fakat ne yazık ki yaşadığımız coğrafyada Müslümanlara bağnaz ve yobaz diyen, gerçekte ise kendileri bağnaz ve yobaz olan kimseler bulunmaktadır. Zaten bilmem kimi koruma kanunu, bilmem neyi
Din
Etiket Müslümanlığı ve "Cenneti Parselleme" Hastalığı Dediğiniz gibi, süreç maalesef sadece bir nüfus cüzdanı ibaresine veya dille yapılan bir ikrara indirgenmiş durumda: "Ben
1000Kitap
Memleket hâli :))
Canı sıkılmaz insanın. Oyun sırası gelene kadar bir şeyler söylemek lazım. Hele fırsat bulup bana öğüt vermişlerse gönülleri rahat. Ondan sonra asıl konularına dönüp heyecanla anlatmaya başlarlar. Hayatta en iyi bildikleri şeylerden, futboldan, siyasetten. Herkes kendi derdine yansın. "Koskoca adam olmuş, bize ne bundan! Kimdeydi sıra?" Böyle söylerler değil mi. Mühim olan sıra kaybolmasın. Biraz doğruluk payı var belki de. Bazen hak veriyorum onlara. Ben bile alışamadım ki kendime.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
1000Kitap
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:55
"Papalagi" (veya orijinal adıyla Der Papalagi), Alman yazar Erich Scheurmann tarafından 1920 yılında yayımlanmış oldukça sıra dışı ve düşündürücü bir kitap. Papalagi denince beyazlar ya
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma