Demek ki, toplum önünde Atatürkçü söylevler çekip Atatürkçü demeçler veren bir takım askerler de kapalı kapılar ardında Amerika'nın baskısı altında, isteyerek ya da istemeyerek, Siyasal İslamcılığı besleme, palazlandırma, yönetime getirme buyruğunu yerine getiriyorlardı
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 1969'larda şöyle diyordu:
Bugünkü (1968-1969) laik okullar birer anarşi yuvası haline geldi. Bu laik okullardan yetişen gençlere memleket idaresi teslim edilemez. On yıl sonra bunların hepsi işbaşına geçecekler. Onlara nasıl güvenebiliriz? Hem biz laik okullara karşı İmam-Hatip Okullarını "bir alternatif' olarak düşünüyoruz. Devletin kilit mevkilerine yerleştireceğimiz kişileri bu İmam-Hatip okullarında yetiştireceğiz.
Geçmişte Ahmet Taşgetiren'in de üyesi olduğu, 1967-1972 yılları arasında etkinlik gösteren "Yeniden Milli Mücadele Hareketi"nin kurucularından İrfan Küçükköy, 'Bir Uyanışın Anatomisi-Mücadele Birliği' adlı kitabında, Amerikan yandaşı olan bu İslamcı örgütün, Amerikan karşıtı sola ve ulusal bağımsızlık isteyen yurtseverlere düşman olduğunu ortaya koyuyordu. Bu kitapta açıklandığına göre, Aykut Edibali'nin önderliğini yaptığı harekette Ahmet Taşgetiren'den başka, Melih Gökçek, Cemil Çiçek, Halil Şıvgın, Ali Müfit Gürtuna, Hüseyin Gülerce, Atilla Yayla, Burhan Özfatura ve Taha Akyol gibi Türkiye siyasetinde etkin ünlüler yer alıyordu.