Hakan Gürses

Hayatta ne kadar dürüst olursan ol, insanlar ancak kendi gerçeklerine en yakın şeyleri görebilir. Thoreau’nun da dediği gibi “Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.”
Sayfa 237·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Yalnızca algılayabildiğimiz kadarını biliriz. Deneyimlediğimiz her şey, en nihayetinde, algılayabildiklerimizden ibarettir. Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.
Sayfa 215·Kitabı okudu
Puan vermedi·520 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2023 04:05
Her şeyin hızla tüketildiği modern dünyamızda "aşk" da bundan nasibini alıyor. Bu kitap, henüz aşkın bu hızlı tüketimden nasibini almamış dönemini anlatıyor. Kemal'in Füsun'a olan aşkının anlatıldığı romanda; okuyucuya, aşkın büyük bir dikkat ve büyük bir şefkat olduğu hatırlatılıyor/yeniden inandırılıyor. Kemal, en yakınlarından dahi gelen itirazlara ve toplumsal yargılara göre davranmayıp, emek emek aşkını var ediyor. Füsun ve Füsun'a dair eşyalarla kurduğu bağ aşkının boyutlarını gösteriyor. Dönem ruhu, İstanbul'u, sosyo-ekonomik ve siyasi olaylar ve kültür adeta romanın içindeki mekanlarda dolaşmanızı sağlıyor. Kemal'in aşkından emin olsak da Füsun'un duygularından kitap bitene kadar emin olamıyoruz. Bu sebeple kitap boyunca Kemal'in çektiği aşk acısına yakından tanığız. Çok üzücü, ama buna değer. İstanbul'a gittiğimde müzesini ziyaret ederek kitabı yeniden yaşamayı heyecanla bekliyorum.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,2bin okunma

Hakan Gürses

, bir kitap okudu
Puan vermedi·520 syf.··
Beğendi
·
19 günde okudu
·
2023 6. kitabı
Orhan Pamuk
7.5/10 · 60,2bin okunma
“Vitrin vitrin, kutu kutu, bütün bu eşyalara bakarken, ziyaretçiler sekiz yıl boyunca akşam yemeklerinde Füsun'u nasıl seyrettiğimi, onun elini, kolunu, gülümseyişini, saçlarının kıvrımını, içtiği sigaranın izmaritini ezişine, kaşlarını çatışına, gülümseyişine, mendillerine, tokalarına, ayakkabılarına, elinde tuttuğu kaşığa, her şeyine ne kadar dikkat ettiğimi ('Ama küpelere dikkat etmemişsiniz, Kemal Bey,' demedim) görünce, aşkın büyük bir dikkat, büyük bir şefkat olduğunu hissedecekler...”