Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
Yavuz Sultan Selim
Çocuğa her zaman ve her yerde dua edebileceği bilinci verilmelidir. Çocuk genelde maddi ihtiyaç ve isteklerinin kabulü için dua eder. Ancak çocuğa manevi şeyler için de dua edebileceği, ayrıca sadece üzüntülü olduğunda değil sevinçli zamanlarında da Allah'a dua edebileceği düşüncesi verilmelidir. Ayrıca çocuklara, ibadetleri şahsi menfaat aracı olarak görmemeleri, dua ederken neleri isteyip neleri istememeleri gerektiği, dua ederken kişinin önce kendi üzerine düşen görevleri yapması gerektiği gibi hususların kavratılması ve benimsetilmesi gerekir.
Ana-babanın varlığı, çocukta bir güven duygusu yaratır. Çocuğun güven duygusunun tatmini ve bunun sonucunda duyacağı ruhsal doyum, onun kişilik gelişiminde hayati bir rol oynadığı gibi, fiziki gelişiminde de alacağı gıdalar kadar önemlidir. İşte bu mutlak koruyucu ve sığınak inancının zamanla sağlıklı bir şekilde ana-babadan Allah'a yöneltilebilmesi için çocuğun, Allah'a en güçlü bir koruyucu olarak inanması gerekir. Çocuğa uygulanacak sevgi ve merhamete dayalı bir eğitim sonucunda o, Allah'ı kendisine güvenilebilen ve sığınılabilen bir varlık olarak düşünecektir. Böylece Allah'a güvenmek ve ona sığınmakla, varlığını emniyet altına almış olan çocuk, O'ndan uzaklaşmayı düşünmeyecektir.
Hâkimiyet yalnızca Allah'a aittir, Allah'tan başka hiç kimsenin kanun koyma yetkisi yoktur, hiç kimsenin bir başkasının üzerinde egemenlik hakkı yoktur. Çünkü hâkimiyet, tümüyle Allah'a aittir. Zira İslâm'ın, insanlar için uygun gördüğü milliyet; Arabı, Bizanslıyı, Persliyi, diğer renk ve ırktan olan insanların tümünü Allah'ın sancağı altında bir ve eşit sayan inanç milliyeti idi.