O kadar kötü hissediyorum ki… Sanki ne taşıdığım bedene sığabiliyorum ne de beni taşıyan bu dünyaya Kafamın içindeki sesle iletişim kurmakta zorlandığım kadar ona yakınım; ondan kaçmak istediğim kadar onunla yaşamaya mecburum Kendimin dostu olduğum kadar düşmanıyım da Hayata umutla baktığım kadar umutsuzluğun esiriyim Bir yanım kendime fazlasıyla tanıdık gelirken, diğer yanım bir yabancı gibi duruyor karşımda Kendimi bulduğumu düşündüğüm her anda, aslında bulduğumdan daha fazlasını kaybettiğimi fark ediyorum Belki de en ağır yük, insanın kendini ararken kendinden uzaklaşmasıdır Ve ben, uzun zamandır kendi içimde kaybolmuş bir yolcu gibi, nereye ait olduğumu bilmeden yürümeye devam ediyorum Attığım her adım beni benliğimden biraz daha uzaklaştırıyor Aynada gördüğüm kişi kadar gözlerimin ardındaki yorgunluğu, kırgınlığı ve sessizliği tanımakta zorlanıyorum Ne geçmişe dönebilecek kadar güçlüyüm ne de geleceğe bakabilecek kadar umutlu İçimde eksik kalan bir şeyler var sanki; adını koyamadığım, tarif edemediğim bir boşluk Ne kadar doldurmaya çalışsam da her geçen gün biraz daha büyüyen boşluk
…