Hakan Yıldırım

Puan vermedi·336 syf.·
83 günde okudu
·
2022 20. kitabı
Yuval Noah Harari
8.3/10 · 9,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Siyasetçiler muammalı konuşmaya başlayınca sakının. Gerçek acıları anlaşılmaz sözlerle sarıp sarmalayıp gizlemeye çalışıyor olabilirler. Özellikle de şu dört kelimeye dikkat edin: fedakarlık, ebediyet, saflık, kefaret. Bunlardan herhangi birini duyarsanız alarm çalmaya başlayın. Hele bir de başındaki liderin mütemadiyen, "Yaptıkları fedakarlık aziz milletimizin saflığını tescil ediyor," gibi cümleler kurduğu bir ülkede yaşıyorsanız, bilin ki başınız büyük dertte.
“İsa'yı inananların gözünde nasıl gerçek kılarsınız? Komünyon ayininde rahip bir parça ekmek ve bir bardak şarap alır ve ekmeği İsa'nın bedeni, şarabı İsa'nın kanı ilan eder. Bunları yiyip içen inançlılar İsa'yla birlik olurlar. İsa'yı bizzat ağzınızda tatmaktan daha gerçek ne olabilir? Eskiden rahipler bu cesur duyuruyu din, hukuk ve hayatın sırlarının eski dilini konuşarak, Latince yaparlardı. Rahip toplaşmış çiftçilerin büyülenmiş bakışları önünde bir parça ekmeği havaya kaldırır ve "Hoc est corpus!" (Bu [İsa'ya ait] bedendir!) diye haykırırdı ve ekmeğin İsa'nın bedenine dönüştüğü varsayılırdı. Okuma yazma ve Latince bilmeyen çiftçilerin zihninde "Hoc est corpus!" tabiri, "Hokus pokus!" şeklini almış ve böylece kurbağaları prense, balkabağını at arabasına dönüştüren sihirli kelimeler doğmuş.”
“Çoğu anlatıyı ayakta tutan temellerinin sağlamlığından ziyade çatılarının ağırlığıdır. Hıristiyan anlatısını düşünün. Temeli alabildiğine çürük. Tüm kainatın yaratıcısının iki bin yıl kadar önce Samanyolu'nun bir yerinde karbon bazlı bir yaşam formu şeklinde doğduğuna dair ne gibi bir kanıtımız var? Olayın Celile' de cereyan ettiğine ve annesinin bakire olduğuna dair ne tür bir kanıtımız var? Fakat bu anlatı üstüne dünya genelinde koskoca kurumlar kurulmuş ve bunların ağırlığı öyle büyük bir güçle bastırıyor ki anlatı yıkılmadan duruyor. ”
“Çoğu başarılı anlatının ucu açıktır. Anlamın nihai olarak nereden geldiğini açıklama gereği duymazlar çünkü insanların ilgisini cezbetmek ve bu ilgiyi güvenli bir bölgede tutmak konusunda çok başarılıdırlar. Bu yüzden de dünyanın koca bir filin sırtında durduğunu açıklarken, herhangi bir zorlayıcı soruyu bertaraf etmek için fil koca kulaklarını salladığında fırtına kopar ve fil öfkeyle titrediğinde yeryüzü depremlerle sarsılır gibi detaylı tasvirler yapmanız gerekir. Yeterince alengirli bir hikaye anlatırsanız kimsenin aklına filin neyin üzerinde durduğunu sormak gelmez”