Şantiyede bazen en büyük kriz teknik değil, iletişim kaynaklıdır. Metraj hakediş günü gelmiş, müteahhit yanıma yaklaşıp "şef, şu çevre duvarı için fazladan yazdığın demirleri biraz kıssak mı, çok masraf çıkıyor" dedi. Projeyi çıkardım, o çevre duvarı dediğin şey, arkasındaki tonlarca toprağı tutan bir istinat yapısı dedim. Statik hesapta o demirler süs diye orada durmuyor. Eğer oradan tasarruf edersek, ilk şiddetli yağmurda o duvar komşu parselin bahçesine misafirliğe gider.
Müteahhit "Eskiden demir mi vardı, taş duvar örer geçerdik" diye savunmaya geçti. O an anladım ki, karşındakine momenti veya toprak basıncını anlatmak yerine sonucun maliyetini anlatmak daha etkili. "Bak abi, şimdi üç kuruşluk demirden kaçarsın, yarın o duvar yıkılınca hem komşunun zararını ödersin hem de o duvarı iki katı maliyetle baştan yaparsın. Üstelik birine bir şey olursa hapse girecek olan benim, hesabını ona göre yap. O an sustu. Demirler projeye uygun şekilde bağlandı, beton döküldü. Geçen hafta o bölgeye metrekareye yüksek bir yağış düştüğünde duvarda zerre kımıldama yoktu. Mühendislik sadece doğruyu hesaplamak değil, o doğruyu sahadaki kar-zarar terazisine rağmen savunabilmektir.