Böylece, büyük yazar Cengiz Aytmatov’un bütün kitaplarını okumuş oldum. Kassandra Damgası Aytmatov’un diğer eserlerinden farklı olarak bir bilimkurgu. İlk yarısı pek sürükleyici gelmedi, neredeyse okumayı bırakacaktım ki ikinci yarısı aktı gitti. Yıllardır bilimkurgu okumadım diye hatırlıyorum. Aytmatov bu eserde kudretli kalemiyle aile, devlet, totaliterlik, bilimin getirdikleri, gerçekte kimin ahlâklı olduğu gibi konulara da temas etmiş.
Iki insan yok mu dört milyar içinde anlaşacak. Yok. Ben bulamadım, bulmaktan da vazgeçtim. Hiç kimseyle, hiçbir meselede anlaşmak imkânı yok. Kendi ruhun üzerinde tesir yapabilirsin. Başkalarını değiştirmek imkânı yok.
İnsanın kendi kendine kalmayı tahammülü yok. Can sıkıntısını başkalarına aktarır. Evinden kaçıyor insanlar. Kadınla erkek arasında bir kaynaşma yok. Vakit geçmiyor diye şikayet edilir. Neyin geçmesini istiyoruz? Hayatın. Ve hepimiz ölümden korkuyoruz. Hayatı mümkün kılacak imkanlar var: okumak bunlardan biri. Kendinden kaçmak, olmayan bir cemiyete iltihak etmek.