Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sofrada idiler ve iyi yemek yemeyi henüz tabii bir şey saymaya midesi alışmayan Şefik hiç değilse on saatten beri aç kalmış bir insan iştihasıyla aşçıbaşının eserlerine iltifat ederken, bundan sonra, bu adamla geçecek hayatın düzlüğünü, manasızlığını düşündü. Gecenin birkaç saatinde bu adamın saadetten hafızasında sabahla beraber hiçbir şey kalmıyordu. Ve bu adam günden güne ehemmiyeti azalarak sadece bir iç güveyi, ailesi meydana çıkarılmaktan, ailesinin adı anılmaktan utanılacak bir iç güveyi olacaktı. Akşamları sessiz terliklerini giyip sessiz oturacak, başka hiçbir kadına yan gözle bakmaya cesaret edemeyeceği, zaten bunu hatırına da getirmediği için sevgisi de mutlaka yakında bezginlik verecekti. Nimet birden Talât Bey'i hatırladı. Acaba nereye kaçmıştı? Ele geçince belki parçalanacak, belki bir mahkemede hüküm giyecek ve eğer kaçıp kurtularak hudutlar dışına varırsa yeni bir ihtilal mücadelesine girişebilecek olan bu adamın karısı olmak, korku, ümit ve heyecanları acaba daha güzel bir şey değil miydi?
Nimet şimdi kocasını âdeta düşmanca bir bakışla seyrediyordu.
"Nasıl oluyor da yemek yiyişini epey düzelttiğine hükmedebilmişim? Bıçak kullanmasını, çatal tutmasını işte hâla beceremiyor!" diye düşündü.
Ve sonra bir koltuğa, eli kılıcının kabzasında, âdeta bir tahtta oturmuş gibi vakarlı ve azametli oturup hareket zamanını beklediği sırada da, bütün bu nişanları yıllarca onun gibi takmış ve yıllarca onunla bir masa etrafında oturmuş olan birtakım başka paşaların kulaklarında hâlâ türlü hakaretin uğultusunu ve yüzlerinde balgamlı tükürüklerin ıslaklığını hissederek yarı mahpus ve zelil yaşamaya mahkûm edildiklerini hatırladı. Serasker'i, Hasan Rami, Memduh, Zeki paşaları, Başkâtip'i, Abdüllâtif Paşa'yı hatırladı.
Fakat kızının sayesinde kendisini felaketlerden kurtarıp Âyan'a atmış olan Mehmet Şahabettin Paşa, bu hatırlamalarla rikkate gelmedi ve şan ve zaferine onların ortak olmayışlarından âdeta memnun, uzun mazisinden de her türlü günah ve kabahati silerek "Yapmasaydılar!" diye düşündü.