Deizme dönüştürerek rasyonelleştiremedikleri İslam'ı, akıl-dışına atmak! Laikliğin siyasal değil; ama entelektüel arka planı bu ikileme dayanıyor: Íslam'ı deizme ya da irrasyonaliteye irca etmek! Bu ikilem henüz aşılmış gibi görünmüyor...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama akıl, buyurgan ve despot akıl, çoğulculuğu kabul etmez. Avrupa'nın entelektüel tarihi, buyurgan aklın kendi kurallarını koyup dayattığı bir tarihtir; birkaç istisnası dışında elbet: Giambattista Vico ve Nietzsche gibi...
Sekülerleşme öyleyse, insanın manevi yaşamının akılla ve aklın hâkimiyeti ile temellendirilebileceği konusundaki modernleşmeci zaaftan kaynaklanan bir sapmayı içeriyor.
Sözle edim arasındaki tutarlılık bağlamının, politika da içinde olmak üzere kamusal yaşamın birçok kesimlerinden sürgün edilmesi, rasyonalitenin Türk toplumunun yaşamından sürgün edildiğini gösteriyor.
Özetle Aydınlanma, uysal bir tebaadan oluşan disiplinli bir toplum inşa etme idealiyle sonuçlanır. Belki de, Aydınlanma'nın gerçek 'akıl'ı Voltaire ya da Diderot'nunki değil de, Robespierre'in 'Jakoben akıl’ıdır.