Bir Musa doğmasın diye, doğan binlerce çocuk öldürülür. Fakat ölen çocuklarının kanında Musa bilincinin çiçeği açar.
Sezai Karakoç
Yeğ tutarsa ger zebân, ser dahî tutar karar / Ne gelirse nîk ü bed her kişiye dilden durur / Yani diyor ki: Bana benden olur her ne olursa, başım rahat eder dilim durursa. -Murâdî- https://www.facebook.com/groups/1699800030239727/
GÜL AÇACAK MI?
Gülden ayrı yaşamak mı dikenin acısını hoş görmek mi, desem ne dersiniz?
Ortası yok mu da diyebilirsiniz elbette ama arzumuz gül ise yok maalesef.
Gülü seçsek, güzeli seçsek de hiç bir güzellik tam olmayacak ki.
Her güzelin hoşa gitmeyen yanlarının da olduğunu zamanla öğreneceğiz.
Gurbet, insanın sılasından ayrılmasıdır.
Gurbet diyarındaki insan açısından doğulan ve sürekli yaşanılan yerdir sıla.
Gurbet ve sıla birbirine zıt iki kardeştir.
"Sıla bir ırmaktır, sularında arındığım
Sıla bir ağaçtır, gölgesinde barındığım
Sıla bir topraktır, sinesinde sarındığım
Sıla bir lokma ekmek, bir yudum su’dur.” (*)
Gurbetteki insan sıla hasreti çeker.
Sıla hasreti, vatan hasretidir.
Aşık Kerem, gurbette hasta düşmüş, ecelle pençeleşmektedir. Ölümün sılada gerçekleşmesi için ecelden “üç gün ara” ister:
“Bir han köşesinde kalmışım hasta
Gözlerim kapıda kulağım seste
Kendim gurbet elde gönlüm heveste
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yara ver.”