Bir Musa doğmasın diye, doğan binlerce çocuk öldürülür. Fakat ölen çocuklarının kanında Musa bilincinin çiçeği açar.
Sezai Karakoç
Yeğ tutarsa ger zebân, ser dahî tutar karar / Ne gelirse nîk ü bed her kişiye dilden durur / Yani diyor ki: Bana benden olur her ne olursa, başım rahat eder dilim durursa. -Murâdî- https://www.facebook.com/groups/1699800030239727/
facebook.com/groups/16998000...
“Dertli ölüm haktır asan demişler
Ölümden beterdir hicran demişler
(Hubbu’ul vatan min’el iman) demişler
Gönül ol sebepten vatan arzular.”
facebook.com/groups/16998000...
Karacaoğlan’ın söyleyişi ile “gurbette ölenin gözü yumulmaz” sıladan başka yerde öldüğü için.
“Bugün çay bulandı yarın durulmaz
Gurbette ölenin gözü yumulmaz
Anadan ayrılır yardan ayrılmaz
Yol ver dağlar ben sılama gideyim”
facebook.com/groups/16998000...
Aşık Kerem, gurbette hasta düşmüş, ecelle pençeleşmektedir. Ölümün sılada gerçekleşmesi için ecelden “üç gün ara” ister:
“Bir han köşesinde kalmışım hasta
Gözlerim kapıda kulağım seste
Kendim gurbet elde gönlüm heveste
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Al benim sevdamı götür yara ver.”
facebook.com/groups/16998000...
Fakı Edeer’in duyuşu gibi sıla da çağırır gurbetçisini;
“Eller göçer olmuş yayla evine
Muhabbet kurulmuş meydan yerine
Dostlardan bir name geldi elime
Diller beni çağırıyor gel deyin
Azınca içimde sılaya sevgi
Değişti sazımın teli ahengi
Bahçemde solmadan güllerin rengi
Güller beni çağırıyor gel deyin”