Dün gece nöbetinde KPSS Vatandaşlık dersine çalışırken hasımlık konusu geçti diye Gemini'a nenemin yeğeni ile halamın kızının evliliğini anlattım o bile uyduruyorum zannetti. Yapay zeka bile kafa buluyorum zannetti. Ben Doğumluyum. Benim Azerbaycan ve İran'daki akrabalar kim bilir nasıl beyin yakıcı bir evlilik veyahut akraba sistemi yapmıştır. Çıtayı biraz daha yükselteyim mesela: Babamın ölmeden evvel Avcılar'da yaşamış dayılarından birinin benim eğer iki erkek kardeşim olsaydı en büyüğünün yaşlarında oğlu var şuan. Yani mantıken torunu yaşında oğlu var. Babamın yengesi şuan ki ergin yani son beşik oğluna hamileyken en son kızı da hamileydi. Yani ilk önce yanlış bilmiyorsam babamın yengesi doğurdu sonra küçük kızı doğurdu. Mantıken erken evlenseydim - gerçi şuanda evli değilim - oğlum yaşında amcam var. Onu geçtim babamın dayısının kızı olduğu için ama yaş açısından benim ablam yaşında olan otomatikman babamın kuzeni benim de halam oluyor. Ulan var ya Doğulu olmam sağolsun oturduğum yerden hiç bir şey yapmadan da KPSS'ye çalışıyorum hemde doğuştan 😀
Siz hiç çocuk yakınınızı kaybettiniz mi?
Ben kaybettim. Şu an bunu anlatacak kimsem yok. Size anlatabilir miyim? (Evet diye kabul ettim.) Harika bir gündü, başka akrabalarımla birlikte piknikteydim. Halacım da Zeynep’imle birlikte şehir dışına gitmişlerdi. Zeynep 6 yaşındaydı.. Denize girmek istedi diye halacım da kıramadı onu. Zeynep halamın torunuydu. Benim için ikisinin önemini burada size anlatacak herhangi bir kelimem yok. Kelimem yok çünkü onlar çok başkaydı.. Zeynoşum bıcır bıcır, çok bilmiş, öyle temiz kalpli ve vicdanlı, akıllı bir çocuktu ki.. Yaşıtlarına göre o kadar olgun, muhteşem bir çocuktu. Burada fotoğrafımızı paylaşmayı çok isterdim. Ama kötü insanlar var. Ona herhangi bir şey denmesi ihtimali benim canımı yakar.. Ben diğer yiğenimle piknikte oynarken bir telefon geldi. Kaza yaptıklarını ve ikisine de araba çarptığını öğrendik.. Hastaneden bilgi almaya çalıştığımızı hatırlıyorum. O arabaya nasıl bindik o arabada eve nasıl geldik piknik alanından.. Ağlaya ağlaya kaza yapma riskiyle dönmeye çalıştık. Arabada halamın vefat haberini aldık.. Oracıkta vefat etmiş halam… Karşıdan karşıya geçmek istemişler sadece.. Alkollü, makas atan biri, 30 metre sürüklemiş onları.. Görüntüleri yok.. İyi ki yok.. Zeynoşumuz 2 gün yoğun bakımda kaldı.. Biz hep onun iyi olmasını bekledik.. Maalesef 1 gün arayla aynı camide tekrar toplandık.. Ben bundan daha büyük bir acı hatırlamıyorum. Vefat etmeden önce birlikte oyunlar oynamıştık.. Tırnaklarını süslemiştim. Ne çok mutluydu.. Fotoğraflarını en son ben çekmiştim.. Bayramlık beyaz elbisesiyle.. O elbisesini tabutunun üstüne koyduk… Acaba büyüyebilseydi nasıl başarılı olurdu? Ne kadar güzel genç bir kız olacaktı kim bilir.. Seni çok özledim meleğim.. Esra ablan her çocuk gördüğünde seni hatırlıyor.. Her çocukları sevdiğinde gülümsemelerinde seni arıyor.. Senin
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
halam tüm sehre yetecek kadar asure yapmıs sakin ol hala lütfn
26.06.2026..
Benim canım,her şeyim Seni kaybedeli koskoca 4 yıl oldu..😕 O açtığımız telefon, keşke hiç açmasaydık.. Keşke olsan da “gel halacım özledim”desen. Yine pikniğe gitsek mesela Birlikte oyunlar oynayıp eğlensek Çay koydum gel desen. Kolumu ısırsan, bana sarılsan.. Benim sülalede tek dayanağımdın. “Halacım” “Esracım” demelerin… Yokluğun ok gibi kalbime batıyor halam🥺 Seni öyle özledim ki Bu gece gel rüyama, Lütfen sarıl bana rüya da olsa.. 26.06.2022- ♾️ ♥️
Duygu ve Düşünce
Akraba evliliğine hayır.
Şu akraba evliliğinde ki hastalık kapma olayına kesinlikle inanıyorum. Benim halam gitmiş, "deri hastalığı" olan bir aşiretin gelini olmuş. Onun kızı deri hastası ve şu an 23 yaşında. Benim büyük halamın kızı da durur mu o da gidip o aşiretten bir adamla evlenmiş. Küçük kızı daha 5 yaşında ve aynı deri hastalığı onda da var. Gerçekten bir çocuğun hayatını nasıl mahvederiz adlı çalışma bu amk. Neyseki akraba evliliği şu an yasak, daha fazla çöplüğe dönmeden.
Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bıraktığıma pişman değilim.
Herkesin ailesinin maddi durumu iyi değil. Benim ki de öyle. Burası Avrupa değil. Kirada kalmak için bile asgari ücretli olarak ek maaş gerekebilir. Öğrenciler tek maaşla hem okuyup hem çalışarak bir evde kalamaz. Ancak birkaç kişi ev tutarsa ortak kiraya çıkar ve çalışırlar. Onda bile para her şeye yetmez. Devir değişti. Bu çağın insanları sürünmek değil, yaşamak istiyor. Aklı çalışmayan anlamaz. Doğru söylüyorlar. Ben kendime yeni kıyafetler üniversitede alamadım.Eski üniversitemde mesela yemekhanedeki yemekler o kadar kötüydü ki aç kalıyordum. Devletin verdiği üç kuruş burstu. Bursu krediye çevirip kullanmaya başladım. Halam bana para verirdi. Annem bana para verirdi. Ama asla yetmezdi. Aldığım para 4 bin bile değildi. Yurt kirası, telefon faturası ve aç kalınca dışarıdan yenen yemekler. Eğitim kitapları. Ben dışarıda keyfi harcama genelde yapamazdım. Yol ücreti falan derken zaten sıkışırdım.Sürekli borçlanırdım. Onu ödemekle uğraşırdım. Kesinlikle devlet öğrencileri adam yerine koymuyor. Ama çözüm okulu bırakmak değil. Ben mesela açıköğretime en son geçtim maddi sorunlardan dolayı. Aile evinde kalıyorum artık. Eski bölümü bıraktım maalesef. Yemeğim evde, kıyafetim evden. Tek sorun ders ödemesi. Onu da güç bela ödüyoruz. Mesela şu an dışarıda işe girsem ancak böyle hem çalışıp okuyabilirim. Başka türlü örgün öğretimde hem okuyup hem çalışmak zor.
1000Kitap