Ütopyanın distopyaya dönüştüğü o ince çizgide gidip gelen müthiş bir kitap. Böyle bir toplum ister miydik, istemez miydik yoksa zaten böyle bir dünyanın içinde mi yasıyoruz dedirtten bir eser. Karakterler ve anlatım yüzeysel gelebilir belkı ama kitabın asıl vermek istedıgı mesaja çok uygun oldugunu düşünüyorum.
İniş çıkışlarla dolu bir anne-kız ilişkisini anlatan keyifli bir hikaye. Bazen ne kadar kızsak da, sanırım şahit oldugumuz fedakarlıklarından dolayı, annemizle aramıda hep kuvvetli bir bağ oluyor. Woolf’un bilinç akışı tekniğinin izlerini gorebılıyorsunuz bu kıtapta—etkıleyıcı