Halenur Soğukpınar

Halenur Soğukpınar
@halenurss
İlginç! Meş'ar'ul Haram'da vakfe geceleyin olur! Arafat'taki vakfe ise gündüzdür. Niye? Arafat "bilgilenme" sürecidir. Bilgi, aynî (objektif) bir ilişkidir. Zihnin, dış gerçeklikle olan ilişkisi... (zat'ın dışındaki dünya). Göz, aydınlık ister. Buna karşın şuur, "özbilinç"tir, "kavrama" gücüdür ve bu, zatın kendi içinde, zihnî (subjektif) bir konudur. Orada "hissetme" aşamasıyla, aynî (objektif) bir gözlem olan "nazar" -gözle bakış- vardır. Burada ise, "düşünme" aşamasıyla, zihnî bir şühûd olan "basiret" vardır. (Basar-basiret, hakikati görmek manasında)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kabe'ye, Allah'a doğru dönüş üç aşamalıdır. Şu halde söz konusu olan, "üç" toprak parçası değildir. Arafat, Meş'ar ve Mina üç mekan değildir. Üç merhalenin sembolüdür. Bu sırrı bana keşfettiren şey şu oldu: Bu üç durakta hiçbir şeyin olmadığını gördüm. Oralarda ne varsa "vakfe" esnasında var. Burada, "amelimize niyet" etmiyoruz, "vakfeye niyet" ediyoruz! Demek ki gerçekte üç mekan yoktur, üç vakfe vardır! Nereden bileceğiz bu üç vakfenin anlamını? Bizzat Allah, bu üç aşamaya isim koymuştur. İşte gökten inen adlar! Arafat: Ariflik, tanımak, yani ilim, Meş'ar: Şuur, bilinç, yani anlama gücü, Mina: Sevgi, aşk, yani iman! Kabe'den hemen Arafat'a git: İnna lillah: Biz Allah'a aitiz. Ve Arafat'tan Kabe'ye dönüşte, her durakta; İnna ileyhi raciun: ve O'na dönücüleriz!
"Biz Allah'ınız ve yine O'na döneceğiz." Her yerde konuşulan, harekettir. Dolaşmak ve geri dönmek. Her yerde bahse değer olan, "ileyh" O'na doğru olmaktır. "Fih" O'nda, orada kalmak değildir! İşte bundan dolayı Hacc, mutlak yöneliştir. Burada bir sefer de yoktur, zira Her seferin bir sonu vardır. Kutsal bir ziyaret de değildir, zira her ziyaretçinin ayrı bir maksadı vardır. Bu Hacc'dır, mutlak yöneliştir, mutlak niyettir. Maksut'tur, maksat değil!

Halenur Soğukpınar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·360 syf.·
16 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 00:14
·
2026 4. kitabı
Senai Demirci
8/10 · 18 okunma
Gündüz Arafat'ta, gece Meş'ar'da ve bayram güneşiyle Mina'da... Ve Mina'daki duraklama! Üç gün, üstelik Mina son durak değil, amaç değil. Öyleyse bu yolculuk ne zaman bitecek? Bu kervanın son durağı neresi? Hiçbir zaman! Hiçbir yer! Peki hangi yöne gidiliyor? Allah'a doğru. Ne zamana değin? Nereye kadar? Son konaklama nerede? Allah, mutlaktır, sonsuzluktur. Mutlak güzelliğe, mutlak bilgiye, mutlak güce, mutlak kemale hareket! Sürekli, sonsuz bir hareket... "Ve dönüş Allah'adır." Bu yolculukta Allah, bir durak yeri değil, bir yöndür!