Rabia

Rabia
@haletiruhiye_
Dünya değişiyor dostlarım
Enes b. Mâlik [r.a] rivayet ediyor: Resûlullah [ﷺ] Ebû Bekir, Ömer ve Osman’la beraber Uhud dağına çıktılar. Dağ altlarında sarsıldı. Resûlullah [ﷺ], ayağını dağa vurarak, “Ey Uhud dur, senin üzerinde bir peygamber, bir sıddık ve iki şehid durmaktadır” dedi. Dağın sarsıntısı hemen durdu. Bunu beyan etmekle Ömer ve Osman’ın [r.a] şehid olacaklarını bildirmiş oluyordu.
Sayfa 230 - Semerkand Yayınları·Kitabı okudu
Hadîs-i Şerif
Reklam
Bir gün Resûlullah'ın ﷺ önüne zehirli bir koyun kondu. Resul-i Ekrem lokmasını attıktan sonra, "Bu kemik, koyunun zehirli olduğunu bana haber vermektedir." dedi.
Sayfa 229 - Semerkand Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Râfi‘ b. Malik [r.a] rivayet ediyor: “Bedir Gazvesi’nde insanlar Ümeyye b. Halef’in başına toplandılar. Ben de gittim, zırhının koltuk altından kopan parçaya baktım. Bu arada kılıçla bir darbe vurdum ve onu öldürdüm. İşte o an gözüme bir ok isabet etti ve gözümü çıkardı. Resûlullah’a [ﷺ] gittim. Gözümü yerine yerleştirdi ve tükrüğünü sürdü. Gözüm iyileşti, hiç acı duymadım ve ıstırap çekmedim.”
Sayfa 216 - Semerkand Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ebû Hüreyre (r.a) diyor ki: Ashâb-ı Suffe islâm'ın misafiri idiler. Ne bir eve ve ne de bir şahsa sığınmazlardı. Bazan Resûl-i Ekrem'in ﷺ yanına giderdim. Kendisine verilen sadakaların tamamını Ashâb-ı Suffe'ye verirdi. Hediye olarak gelen şeylerden az bir miktar alır, gerisini yine onlara gönderirdi. Ashâb-ı Suffe'yi hediyelerine mutlaka ortak ederdi.
Sayfa 214 - Semerkand Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Bir kimse muhtaç olmadığı halde başkasından mal isterse, o mal baş ağrısı olduğu gibi, midede hastalık olur." Ebu Davud
Sayfa 191 - Semerkand Yayınları·Kitabı okudu
Hadîs-i Şerif
Reklam