Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslâm'ı, ihsan makamında yaşamak dini bir inanç, ibâdet, ahlâk, tefekkür, iyilik, doğruluk ve güzellikler manzumesi olarak yaşamak demektir. İhsanda bulunmak birine karşılıksız iyilik yapmaktır. En büyük ihsan ise kelimenin en geniş mânâsıyla "iyi olmak"tır.
Barışın, devamlı bir âhenk, güven ve birlikte var olma hâli olarak tasavvur edilebilmesi ancak adaletle birlikte olup onun tarafından desteklediği zaman söz konusudur çünkü o aynı zamanda ahlâkî olarak kötü ve yıkıcı olan her şeyden güvende olmak demektir. Böylece Kur'an, müminlere "adaletle ve iyilikle" davranmalarını emrederken adaleti ihsan ile ayrılmaz bir şekilde birleştirir.
"İnananların kalplerine yücelerden derûni barış ve sükûneti indiren odur." der Kur'an. Barışın hakikî yurdu, "ancak Allah'ı zikretmekle mutmain olan" kalplerdir. İnsanın merkezi olan kalbi Allah'ı zikretmeye bağlayarak Kur'an, teoloji ve mânevî psikoloji arasında kuvvetli bir bağ kurar.
Cemal (güzellik) isimleri celal (hükümranlık) isimlerinden önce gelir çünkü Allah "Benim rahmetim her şeyi kuşatmıştır." ve "Allah rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır." der. Hadise göre, "Allah güzeldir ve güzeli sever."