Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kalbini, anasından doğduğu gibi koruyabilen insan, toprağından ayrılmayan insandır. Ona vatan, ona yatak, ona kabir topraktır. Vefakârlık, sevgi ve samimiyet toprakta barınır. Dostluk, toprağın hiç değişmeyen, ihaneti bilmeyen yüzünde okunur. Toprak, sanki kendi benliğimizdir. Ondan uzaklaşan insan kendi benliğini de kaybediyor. Toprağa yaklaştıkça, gerçek ve ölümsüz varlığa kavuştuğumuzu hissediyoruz.
Dünyada iken sonsuzlukta yaşanır. Bu nimet, bu kudret, bu bizi şüphesiz gayemiz olan Allah'a götürücü cevher, bu aşktır. Yalnız ve yalnız aşk içinde hayatın değeri üzerindeki meş'um şüpheyi yok edebiliyoruz. Çünkü aşk içinde hayatın değeri meselesi ortadan kalkmıştır.
Hayatın ötesindeki gerçekle aramızdaki perde, içinde yaşadığımız dünyanın hayâlden ibaret varlıkları ve hepsi geçici olan olaylardır. Bu gölge dünyasının doyurucu olduğuna, fanîliğin hakikâtına gözlerimizi yumarak önce kendimizi, sonra başkalarını aldatmakla inanabiliyoruz. Ebedîliğin ümidini bırakıp fâni ümitlerle geçici emellere bağlanıyoruz.