"Ey dost, gönlünü bir sevdaya emanet ettiysen, korkma! Eğer o aşk gerçekse kendini de seni de muhafaza edecektir. Aşktan evlâ koruyucu, aşktan evlâ menzil yoktur, zira aşk Allah'tandır. O yüzden aşkı koruyan bizzat Aşk'ın kendisidir. Öyle ya her aşk, Allah'a yazılmış gizli bir mektuptur. Yürekten kopan nidâların yüce Allah katındaki tezahürüdür. Ve unutma, Aşk'ın içinde aşk var. Lâkin, aşkın merkezinde âşıkların Rabbi var."
#vefasultan
Orucun ilk günü, kararmaya yüz tutmuş kalbte küçücük beyaz bir benektir, ilk günkü hilâl gibi ince bir göz kırışığıdır. Kalbin bir ucunda başlayan ağartıdır.
Oruç, başlı başına bir melek ülkesinin dünyaya çağrıldığı ay olmanın dışında, her günkü zamandan daha çok ve katmer katmer donanmıştır namazla da, Kur'ân'la da. Oruç, topluma inen bir takva gibi gelmiştir. Her yıl gelen bir takva mucizesidir oruç. Sürekli bir mucizedir.
Oruç, içimizde batmayan bir ayın geceden gündüze taşınmasıdır. Bir ramazan gününün saatleri ilerledikçe içimizdeki ay büyür; ilkin, "kurumuş bir hurma dalı" kadar ince; sonra bir kalın kaşlı hilâl. Sonra sonra tam yuvarlaklığını alır.