📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan tefekkür yoluyla imanını kuvvetlendirir, iman yoluyla da düşüncesine derinlik kazandırır. İnanmak, aklı tatile çıkartmak demek değildir. İnanç, aklı kamçılar. Bizi hesabî ve çıkarımsal akıl yürütmenin ötesine geçmeye zorlar. İnanmak, entelektüel tembellik yapmak değil, aklı daha etkin ve doğru bir şekilde kullanmak demektir. İnanç adına aklı köreltmek de, akıl adına inancı terk etmek de büyük sapmadır. Birini diğerine fedâ etmek yerine ikisini birden kanat yapıp gök kubbemizi seyr ü temâşa etmek daha anlamlı bir davranış olur.
İbret hayrete, hayret hikmete, hikmet uyanışa götürür ve hepsi birbirine bağlanır.
Bu noktada ibret nazarıyla tefekkür etmek bir ibâdet biçimi hâline gelir çünkü ibâdet, insanın rûhunun Allah'a yakınlaştırması ve teslim etmesidir. Tefekkürün nihâi amacı insanın aklını, kalbini ve rûhunu, varlığın kaynağı olan Yaratıcı'ya yakınlaştırmasıdır. Allâh'ın "Ol!" emriyle yarattığı varlık hakkında düşünmek, son tahlilde O'nun bir buyruğu üzerinde tefekkür etmek demektir. Varlık üzerinde düşünmek suretiyle Allah'a yakınlaşmaya çalışmak, ubudiyyet yani kulluk makamının bir hasletidir.
Düşünmek, içinden geçtiğimiz dünyanın mânâsı hakkında dersler çıkartarak karanlıktan aydınlığa, batıldan hakka, kötüden iyiye, yanlıştan doğruya ve çirkinden güzele geçmektir. "İbret almak" aklî, mantıkî, kalbî ve vicdânî çıkarımların bir bütün hâlinde bize yol göstermesidir.