"Sev, sev, sev! İnsanları sev! Her çeşit insanı sev! Yaşayan her varlığı sev! Tüm dünyayı sev. Ağacı da taşı da tarladaki kum tanesini de gökteki yıldızı da sev. Her şeyi sev! Her şeye hayat vereni sev!"
Karacadağ eteklerinde, Ceylanpınar ovasında, Cudi’de, Şengal Dağı’nda, Şeyh Adî’de yaşanmış, dengbejler tarafından söylene söylene günümüze kadar gelmiş gerçek bir aşk öyküsü anlatılmaktadır bu kitapta. Ezîdî genci Evdî ile Milan aşiretinin beyi İbrahim’in bacısı Rıhme arasında geçen aşk, daha sonra yeni bir aşka dönüşmüştür. Evdî’nin oğlu Dewreş ile İbrahim beyin kızı Adıle’nin dermansız aşkı dilden dile, dededen toruna anlatılagelmiştir. Çocuklar babalarının anlattığı öyküde Dewreş için ağlamışlardır.
Dengbejler dağa taşa, kurda kuşa kuru bir aşk hikayesi anlatmazlar. Komşu aşiretlerin birbirleriyle ilişkilerini, savaşlarını da anlatırlar. Bu umutsuz aşk öyküsü Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin ve Osmanlıların toplumsal ilişkilerinin ortasında anlatılmaktadır.
Bu kitap Ezîdî halkının ağıdıdır aynı zamanda. Yitenlere, gidenlere selam olsun…