Karacadağ eteklerinde, Ceylanpınar ovasında, Cudi’de, Şengal Dağı’nda, Şeyh Adî’de yaşanmış, dengbejler tarafından söylene söylene günümüze kadar gelmiş gerçek bir aşk öyküsü anlatılmaktadır bu kitapta. Ezîdî genci Evdî ile Milan aşiretinin beyi İbrahim’in bacısı Rıhme arasında geçen aşk, daha sonra yeni bir aşka dönüşmüştür. Evdî’nin oğlu Dewreş ile İbrahim beyin kızı Adıle’nin dermansız aşkı dilden dile, dededen toruna anlatılagelmiştir. Çocuklar babalarının anlattığı öyküde Dewreş için ağlamışlardır.
Dengbejler dağa taşa, kurda kuşa kuru bir aşk hikayesi anlatmazlar. Komşu aşiretlerin birbirleriyle ilişkilerini, savaşlarını da anlatırlar. Bu umutsuz aşk öyküsü Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin ve Osmanlıların toplumsal ilişkilerinin ortasında anlatılmaktadır.
Bu kitap Ezîdî halkının ağıdıdır aynı zamanda. Yitenlere, gidenlere selam olsun…
Sultan Selahaddin ve yaptıklarını sürükleyici şekilde anlatan bir eser. Haçlılara karşı verilen onurlu mücadele.
Bu kitapla Selahaddin Eyyubi’ye hayran olmamak gerçekten mümkün değil.
Hayatı boyunca kendisini bütün ümmeti tek bir çatı altında toplamaya adamış,merhametli,zeki ve aynı zamanda duygusal bir kumandan.Irk,din,mezhep ayrımı yapmaksızın herkesle iletişim kurabilen derdi tasası birlik beraberlik olan bir sultan.
Kitap, okurken büyük bir sinema salonunda mükemmel efektleri olan bir filmi izliyormuşcasına etkili bir anlatıma sahip.
Bence her kitap severin okuması gereken bir eser.
"Aklını kullanabilen insanlar mı? Hayır, bu mümkün değil; bu noktada yazar ne yazık ki maksadını aşıyor!"
"Romanın şaşırtıcı finali bile tek başına dehşet verici."
-Newark News
Hayatında birisi ile hiç satranç oynamamış bir avukatın kitaplardan öğrendikleri ile dünya şampiyonunu yenişi.
Kitap, çok akıcı ve okuyanın bazı konuları tekrar düşünmeye sevk ediyor.