Bilirsin işte... Kendimi bildim bileli kafamın içini bir sis kaplamış gibi sanki. Hiçbir şeyi tam olarak hatırlayamıyorum. Sanki... sanki yaşamım boyunca kılıktan kılığa girmişim gibi... Peki ne için? Anlamıyorum! Okudum; soylu çocuklarının gittiği okulların formalarını giydim... peki niye okudum? Hatırlamıyorum... Evlendim, frak giydim; ardından da bir entari... meğer berbat bir karı almışım... peki neden? Anlamıyorum... Çok şey gördüm geçirdim; ne olduysa sonunda gri, pis bir ceket ve sararmış bir pantolonla kalakaldım... Nasıl bu kadar düştüm? Fark edemedim... Devlet dairesinde çalıştım... resmi bir ceket, bir de kokartlı kasket verdiler... Devletin parasını çaldım, mahküm gömleği giydirdiler. Ardından da bunu giydim işte... Hepsi düş gibi ha? Komik değil mi?