Avrupa dışı toplumların tarihine Avrupa'da olanları görmek için bakar ve böylelikle de "işçi sınıfı bilinçliliğinin ve eylemlerinin farklı kültürlerde farklı ve özgül biçimler alabileceğini göz ardı eder.
Bilirsin işte... Kendimi bildim bileli kafamın içini bir sis kaplamış gibi sanki. Hiçbir şeyi tam olarak hatırlayamıyorum. Sanki... sanki yaşamım boyunca kılıktan kılığa girmişim gibi... Peki ne için? Anlamıyorum! Okudum; soylu çocuklarının gittiği okulların formalarını giydim... peki niye okudum? Hatırlamıyorum... Evlendim, frak giydim; ardından da bir entari... meğer berbat bir karı almışım... peki neden? Anlamıyorum... Çok şey gördüm geçirdim; ne olduysa sonunda gri, pis bir ceket ve sararmış bir pantolonla kalakaldım... Nasıl bu kadar düştüm? Fark edemedim... Devlet dairesinde çalıştım... resmi bir ceket, bir de kokartlı kasket verdiler... Devletin parasını çaldım, mahküm gömleği giydirdiler. Ardından da bunu giydim işte... Hepsi düş gibi ha? Komik değil mi?
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun sorunları temelde bölgede bir ırksal grubun varlığından değil, bölgede yıllar yılı devam edegelmekte olan ve halen de etkisini sürdüren feodalizmin varlığından; ayrılıkçı düşünce için zemin oluşturan yabancı müdahalelerden; coğrafyanın zorluklarından; bölge insanının içinde bulunduğu sosyo ekonomik koşullardan ve diğer çeşitli olanaksızlıklardan kaynaklanmaktadır. Ne var ki bugün; yetkili-yetkisiz, ilgili- ilgisiz bir çok kişi, Doğu ve Güneydoğu Anadolunun sorunlarını ırksal nitelendirmelerle isimlendirme yanılgısına ve yanlışına düşmektedirler.
"İslam'da kadından imam olmaz" kuralına rağmen, İmam Hatip Liselerine kız öğrenci alımında bu kuralın bir gerekçe teşkil etmemesi için, Diyanet kadrolarında "kadın vaiz" uygulamasına geçilmiştir. Bu gerekçenin ardına sığınılarak orta öğretim çağındaki kızlar şimdi, yığınlar halinde bu okullara yönlendirilmektedirler. Amaç; geleceğin militan, seçmen, yönetici kadroları için çocuklar büyütecek anneler yetiştirmektir
Karşı devrim hareketinin "insan yetiştirme sistemi" çok basit, ancak çok verimli bir sistemdir. Özetle "insan beyninin küçük yaştan itibaren şekillendirilmesi"ni esas alır.